İşte detaylar…
“BANA BİR ŞEY OLMAZ” ANLAYIŞI FELAKETE DAVETİYE ÇIKARIYOR
Sokaktaki vatandaşın birleştiği en net nokta, tatilcilerin aşırı özgüveni ve kuralları önemsememesi oldu. Karadeniz’in şakaya gelmeyeceğini belirten vatandaşlar, “İnsanlarımız ‘Bana bir şey olmaz’ deyip dalgaların arasına atlıyor. Uyarı bayrakları kırmızı çekilse bile denize girmeye devam edenler var. Ne yazık ki bu umursamazlık felaketi getiriyor” diyerek tepkilerini dile getirdi. Dalgalı havaların macera olarak görülmesi ve dip akıntılarının hafife alınması, can kayıplarının en büyük sebebi olarak öne çıkıyor.

CANKURTARAN SAYISI YETERLİ Mİ, UYARILAR ZAMANINDA YAPILIYOR MU?
Önlemler konusunda ise görüşler ikiye bölünüyor. Bir kısım vatandaş, sahil şeridinin kilometrelerce uzunlukta olduğunu hatırlatarak, “Kilometrelerce uzanan koskoca sahile kaç tane cankurtaran koyabilirsiniz ki? İnsanlar kendi sorumluluğunu almadığı sürece her metreye bir cankurtaran dikseniz de çözüm olmaz” görüşünü savundu.
Buna karşın, güvenlik tedbirlerinin artırılması gerektiğini düşünenler de var. Özellikle fırtınalı havalarda denize girme yasaklarının ve meteorolojik uyarıların çok daha erken saatlerde duyurulması gerektiğini belirten tatilciler, sahil kordonunda daha yüksek sesli anons sistemleri ve daha sık devriyeler talep ediyor.

ÇÖZÜM İÇİN DAHA SIKI DENETİM VE BİLİNÇLENME ŞART
Kandıra sahillerindeki acı bilançonun önüne geçilmesi için vatandaşların ortak önerisi; ceza yaptırımlarının artırılması ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi yönünde oldu. Kırmızı bayrak çekildiği anlarda denize girmekte ısrar edenlere yönelik cezai işlem uygulanması gerektiğini belirten bölge halkı, Karadeniz akıntıları hakkında sahillerde daha görsel ve dikkat çekici bilgilendirmeler yapılmasının hayat kurtaracağını vurguluyor.
