Anayasa değişiklik tasarısı meclisten geçer geçmez, bu değişikliğe Evet dersek nelerin değişeceği hararetle tartışılmaya başlandı. Konuya diğer yönden bakacak olursak yani Hayır dediğimizde nelerin değişeceğini bir düşünürsek bambaşka bir boyuta gideriz. Maalesef tasarıya Hayır diyenlerin önerisi olarak farklı bir alternatif sunulmadığına göre, Hayır demek mevcut sistemin devamını desteklemek ve devamına onay vermekten başka bir anlam ifade etmiyor. Hayır diyenlerce neden farklı bir öneri getirilmediği veya getirilemediğini bir başka yazıda irdeleyeceğiz.
Hayır dersek mevcut sistemin aynen korunacağı ortadadır. Mevcut sistem nelere çözüm sunuyor veya neleri çözümsüzlüğe itiyor buna bir bakalım. Uzunca bir süredir süregelen ve siyasi tabloda var olan partiler, belirli bir oy aralığına sıkışmış durumda. Chp oylarında son dört genel seçimdir yani on yıldır olumlu veya olumsuz bir değişim yok. Ak Parti %40 ila %50 bandında değişim gösteriyor. Mhp % 15’in biraz altına iniyor veya biraz üstüne çıkabiliyor. Hdp son iki seçim hariç barajın altında. Diğer partiler ise barajı geçme umudu bile taşımıyor. Soru şu ? Bu sistemde Ak Parti tek başına iktidar olamazsa ne olur? Bu soru da 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası cevabını bulmuş ve oluşan tablo neticesinde herhangi bir koalisyonun mümkün olmadığı görülünce seçmen yeniden Ak Partiye yönelmiş ve 1 Kasım’ da Ak Parti yeniden tek başına iktidara gelmiştir. Olağanüstü bir durum olmadıkça tablo değişecek gibi de görünmüyor. O zaman Hayır diyenlerin mevcut sistemden beklediği nedir? Tek başına hükümet olma ve hatta koalisyon ortağı olabilme ihtimallerinin dahi bulunmadığı ortadayken neden değişime karşılar? Cevap olarak ileri sürdükleri tek adam rejimi istemiyoruz ifadesinin bir anlamı var mı? O da anlamsız. Mevcut 12 Eylül Anayasası’nın Cumhurbaşkanına verdiği yetkiler herkesin malumu. Buna ilave olarak halkın oylarıyla seçilen bir Cumhurbaşkanı’nın bu yetkileri kullanmada sonuna kadar ısrarcı olacağı da çok net. Üstelik kendisinin kurduğu ve kendisine bağlılığı çok açık bir partinin üyelerinden oluşan bir parlamento çoğunluğunun alternatifsiz olarak hükümet kurduğu bir ortamda tek adam istemiyoruz o halde Hayır diyoruz demek ne kadar anlamlı? Bu sistemde ve oluşan bu siyasi tabloda Cumhurbaşkanı’nın isteyip de yapamayacağı bir icraat kalmamakta ve fiilen başkan gibi davranabilmektedir. Zaten, ne istedin de yapamadın yine de başkanlık istiyorsun? söylemi de bu gerçeğe bir destek aslında. Peki iktidar bu sınırsız ve sorumsuz güçten neden vazgeçiyor? Cevap; Erdoğan da Bahçeli de 7 Haziran sonrası yaşanan ve ülkeyi 15 Temmuz’a götüren bir kaos ortamının bir daha yaşanmamasını istiyor. Böyle bir durumun bir kez daha yaşanmasının doğurabileceği felaketin farkındalar. Yoksa dediğiniz gibi Cumhurbaşkanı’nın isteyip de yapamadığı bir şey yok.
Yasama üzerinde tam hakimiyet , yürütmenin tümünü kontrol gücü ve yüksek yargı üyelerini tek başına belirleyebilme imkanlarını Cumhurbaşkanın emrine sunan bu sistemin devamından yana oy kullanmak ve Hayır demek muhalefete ne kazandıracak? Bu sistemden umulan nedir? Hayır diyenlerin cevaplaması gereken asıl soru bu bence. Diyecekler ki biz bundan da memnun değiliz. O zaman neden parlamenter sistemi ihya edecek ve herkesçe kabul görecek bir öneriniz olmadı? Meclisten geçirecek yeterli sayımız yoktu o yüzden önermedik diyebilirsiniz ama bu da tutarsız. Hayır diyoruz çünkü bizim de bir önerimiz var diyebilseydiniz ve önerinizi savunsaydınız, Hayır demenizin bir anlamı olurdu. Öyle bir öneriniz olmadığına göre seçeneklerden birisini seçmek zorundayız.
Mevcut olandan memnunsak
HAYIR
, önerilenden umutluysak
EVET
demek zorundayız. Başka seçeneğimiz yok.
Süleyman KIZILKAYA
