İzmit’in 'Kibar' Ablası

Kibar Meşe… Adı gibi kendisi de kibar mı kibar bir kadın girişimci. Anne, esnaf ve her şeyden önce şefkatli bir insan. Aslen Elazığlı olan Meşe’ye sorsanız, “İzmitliyim ben” der. En büyük kızı burada üniversite kazanınca eşi ve çocuklarıyla birlikte İzmit’e geliyor, buraya geleli 10 yıldan fazla olmuş.

+9
Haber albümü için resme tıklayın

Kibar Meşe… Adı gibi kendisi de kibar mı kibar bir kadın girişimci. Anne, esnaf ve her şeyden önce şefkatli bir insan. Aslen Elazığlı olan Meşe’ye sorsanız, “İzmitliyim ben” der. En büyük kızı burada üniversite kazanınca eşi ve çocuklarıyla birlikte İzmit’e geliyor, buraya geleli 10 yıldan fazla olmuş.

Eşi coğrafya öğretmeni olan Kibar hanımın üç tane kızı var. Kızlarının eğitimi, onun için her şeyden daha önemli. “Kızlarım okusun, güçlü kadınlar olsunlar” diyor. Eşi bu yıl öğretmenlikten emekli olmuş fakat çalışmaya devam etmek istiyor, malum geçinmek zor ve hala okuyan çocukları var.

“Burayı Çiçek Gibi Yapmak İstiyorum”

Eskiden beri böyle bir şey yapmak istediğini anlatan Kibar hanım daha önce imalathanelerde ve simit fırınlarında çalıştığından bahsediyor ve “Burayı ilk bulduğum zaman yapamayacağımı söylediler. Buraya gelen kapatıyor dediler ama hiçbirine kulak asmadım” diyor. 2015 yılında da “Tarihi İzmit Börekçisi: Lezzet Durağı”nı eşinin yardımıyla açıyor.

İlk 1 yıl çok zorlandığını, eksiklerinin hiç bitmediğini ve gelirinden çok giderinin olduğunu anlatan Meşe, “İlk zamanlar çok iyi paralar kazanmadım, hele ramazan ayları geldiği zaman acaba kirayı ödeyebilir miyim diye düşünüp dururdum. Sonra Allah’a şükür işlerim yerine oturdu. Çok zorlandım ama ben kadınım, devam etmek istedim. Kadınların eğitimi ve iş hayatındaki rolü benim için hep çok önemli olmuştur” diyor.

Her sabah saat 05.30’da dükkana gelip hazırlıklarını yapmaya başlayan Kibar Meşe, her şeyi günlük ve taze hazırlamaya özen gösteriyor. Hiçbir şeyi ertesi gün satmıyor. Günlük böreklerden arta kalanları da akşam dükkanı kapatırken ihtiyacı olanlara veriyor. Dükkanı kapatması bazen akşam çok geç saatleri buluyor fakat bu Kibar hanım için önemli değil, çünkü işini çok seviyor.

“Kiralar, vergiler, Bağ-Kur…” diyor, “Hepsi çok fazla ama burayı o kadar çok seviyorum ki bunları bazen gözüm görmüyor. Yine de ufak tefek gelen pastacılar odası vergisinden tutun, tabela vergisine kadar, hepsi birleşince büyük bir tutar çıkıyor ortaya. Bizi en çok yoran şey vergi sanırım” diye söylüyor. İçeriye girer girmez gözleriniz bayram ediyor. Burası sıradan bir börekçi değil, burası resmen aile evi! Tatlı mı tatlı bir kuş, rengarenk koltuklar ve minderler, oyuncaklar, süsler, ışıklı balonlar, dantel detaylar… Evet, buraya bir kadın, bir anne eli değmiş, bunu hemen anlıyorsunuz. “Elimde olsa burayı çiçek gibi yapmak istiyorum” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor Meşe, “Güzel bir hizmet sunmak, önceliğim bu. Kapının önüne çiçekler dizmek, rengarenk masalar ve sandalyeler koymak, güzel servisler hazırlamak ama gel gelelim ki imkanlar el vermiyor. Mesela ışıklı bir tabela yaptırmak istiyorum çok pahalı, almakla da bitmiyor, ışıklı tabelanın da vergisi var.”

Kibar Meşe’den Engellilere Destek

Buradaki herkesin Meşe’yi çok sevdiği de gözümüzden kaçmıyor. “Kibar Abla” diyor tüm mahalle ona, o da bu durumdan oldukça memnun, yüzünde hep kocaman bir gülümseme var. “Esnafsınız, bir de kadınsınız. Kadın esnaf olmanın zorluğu var mı? Ne yazık ki ataerkil bir ülkede yaşıyoruz, komşu esnaflardan veya çevreden bu konuda bir sıkıntı yaşıyor musunuz?” diye soruyoruz Kibar hanıma. Gülümsüyor ve “Hayır yaşamıyorum, evet esnaf olmak çok zor ama kadın esnaf olmanın zorluğunu pek hissetmedim burada” diyor ve sözlerine “Mesela bir sorun mu oldu, hemen koşar gelirler ‘abla bir şeye ihtiyacın var mı, biz yardım edelim, biz alalım’ derler. Çok güzel dostluklar, kardeşlikler edindim burada olduğum süre boyunca” diye devam ediyor.

Yan tarafında bulunan bankacılarla öğle orası sohbetleri, karşısında bulunan öğrenci yurdundaki öğrencilerle okul çıkışı gülüşmeleri… İnsan hayret ediyor izlerken, hastaneden çıkıp sohbet etmek için gelen fizyoterapist bir müşterisi bile var Kibar ablanın.

Lezzet Durağı’nın arka tarafına götürüyor bizi Meşe, bir sürü koli indiriyor dolap üzerinden, “Bak bunları engelliler için topluyorum” diyor yüzünde kocaman bir gülümsemeyle. “Mavi Kapak Toplama Projesi”ne destek oluyor Kibar Meşe. Kendi dükkanındaki kapakları toplaması yetmiyor, çıkıp dışardan da topluyor, sonra da kapakları toplama merkezlerine götürüyor. Her 250 kilo kapağa bir tekerlekli sandalye veriliyor.

“Kadın güçlüdür, kadın aktiftir” diyor ve “Çalışmayı çok severim, çalışan kadını da çok severim. Keşke imkanım olsa da iş hayatındaki tüm kadınlara destek olabilsem. Elimden geldiğince olmaya çalışıyorum ama ne kadar oluyorum bilemem tabi” diyerek sözlerini sonlandırıyor.

28 Eylül 2019 - Yaşam

Muhabir Tutku Nur Korkmaz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Sun - pek güzel lakin tekerlekli sandalyeyi nerden temin edilecegine dair bir bilgi niçin sorduguma gelince bende toplıyorum nereden temin edilecegini bilmediğimden toplamış olduğum kapakları engelliler dernnegine vermeyi düşünüyordum alacagım sandalyeyi engelliler dernegine verecem dernek bir engelliye verir

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Ekim 00:38


Anket İbrahim Efe Olayında Sizce Kim Haklı?