Zanaat ve ticaret erbabı olmak

Dünyada insanlar var oluşlarından itibaren geçimini sağlayabilmek için oturacağı evi yapmak, elbisesini dikmek, yemek ve ekmek yapmayı öğrenmek mecburiyetinde olmuşlardır.

Dünyada insanlar var oluşlarından itibaren geçimini sağlayabilmek için oturacağı evi yapmak, elbisesini dikmek, yemek ve ekmek yapmayı öğrenmek mecburiyetinde olmuşlardır.

İlk insan ve ilk Peygamber H.z Adem dünya üzerine indirilince kendisine kızıl bir öküz alıştırılmış, Allah ın c.c izni ile Cebrail a.s. ona toprağı işlemek, ekmek yapmak gibi işler öğretilmiş. H.z Adem in evlatları çoğalınca meslek dalları oluşup ticarette gelişmişti. Her devirde günün şartlarına göre zanaatkarlar çoğalmış, esnaflık meslek haline gelmiştir. Zanaatkarlık çoğunlukla babadan oğula geçen bir meslek dalıdır. Usta çırak ilişkisidir. Demircilik, marangozluk, terzilik gibi. Elbette bu gibi işlerde kabiliyet ve el becerisi gerektirir. Günümüzde bazı meslek dalları kaybolmaya başlamıştır. “Nalbantlık, semercilik, kalaycılık” gibi. Bu meslek dalları 40 sene öncesine kadar revaçta olan mesleklerdi. Ustalar güzel para kazanırlar, toplumda saygın yeri olan zanaatkarlar idi. Bu tip meslek dallarına küçük ticari kuruluşlar (esnaf) denilmektedir. Devletimiz bunlara kolaylık sağlar, az vergi alır. Çünkü bunlar çok para kazanmasalar bile ülkenin bel kemiği kuruluşlarıdır.

Zanaatkar ve esnaf olan bu kimseler, mahallede, köyde, kasabalarda milletin yapamadığı işleri yaparlar. Mahalle bakkalları yedi yirmidört saat millete hizmet ederler. Herkesi tanırlar, geleni boş çevirmezler. Güler yüzlü ve yardım sever insanlardır.

Peygamberimiz s.a.v. Medine ye hicret ettiklerinde yaptığı ilk icraatlardan birisi ticareti canlandırmak olmuştur. Mescide yakın bir alanı (Beni saide bölgesini) Pazar yeri olarak tanzim edip; ayrıca her gün açık olan dükkanlar yaptırmıştır. Kontrol amacı ile Ömer b. hattab ve Semra binti Nuheyk isminde bir hanım sahabeyi görevlendirmiştir. Pazara gelen malları yoldan çevirerek piyasayı öğrenmeden köylünün malını almaya çalışan simsarları engellemiştir. Bozuk mal satılmasına müsaade edilmemiştir. Serbes piyasa kuralları uygulanmıştır. Dinimizde yalan söylemek, haksız kazanç elde etmek büyük günahlardandır. Peygamberimiz “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuşlardır.

Peygamberimiz zamanında yaygın olan meslekler arasında manifaturacılık, demircilik (zırh, kılıç, mancınık yapımı) eczacılık, kuyumculuk, terzilik, dericilik, koşum aletleri, v.s. yaygındı. Peygamberimiz her Müslümanın (kadın- erkek) bir meslek sahibi olmasını teşvik ediyordu. “Faydasız ve boş şeylerle meşgul olmayı hiç istememiştir.” “Rızkın onda dokuzu ticarette, onda biri sürüdedir” hadisi bizim için çok önemlidir. Müslümanın emeklisi olmaz. Atalarımız: Herkesin kolunda bir altın bilezik olmalıdır sözü çok anlamlıdır. (Meslek, koldaki altın bilezik gibidir)

Ülkemizde esnaf ve zanaatkar sayısı iki buçuk milyon kadardır. Gençler Üniversite okuyayım da hangi bölüm olursa olsun düşüncesi ile bir meslek öğrenmiyorlar. Aslında rahat geçinebilecek, geçerliliğini kaybetmeyen çok meslek dalları var. Bazı meslekler ustanın yanında çıraklık yaparak öğrenilir. Yaş ilerleyince öğrenmek zordur. Yahudiler çocuklarını okuturken küçük yaşta bir meslek edinmesini sağlarlar. Sanayinin gelişmesi ile bazı meslekler bitme noktasına gelmiştir ama, kendini yenileyen ustalar rahat geçinebilirler.

Büyük marketler küçük esnafı zora sokmuştur. İzmit’e ilk büyük A.V.M. açılınca mahalle bakkalları çok üzülmüşlerdi. Teknik ilerleyince dünya küçülüyor. Fakat meslek edinecek, ticaret yapmak isteyen gençler, yaşları ilerlemeden yapacakları işleri düşünmelidir. Azimle ve dürüst çalışan evine rahat ekmek götürebilir. Yeter ki yalancı olmasın.

Peygamberimize s.a.v. birisi gelip ben Müslüman olacağım ama çok şeyden vaz geçmem lazım, oda bana uymuyor der. Peygamberimiz -Yalan söyleme başka bir şey istemiyorum diye cevap verir. Adam kabul eder. Sonra bakar ki her işin başı dürüstlük. Namaz kılmayan kimse nasıl namaz kılıyorum diyecek. Nasıl birinci kalite yerine ikinci kalite kullanacak…

Peygamberimiz çocukluk çağında çobanlık yapmıştır. Bu sayede sabra, tahammül etmeye, himayesine verilenleri korumaya, sorumluluk duygusunu, idare etmesini öğrenmiştir. Gençliğinde ticaretle uğraştı. Kervanların başında değişik şehirlere gitti. Cesareti, yağmacı ve soygunculara karşı uyanık olmayı, Alış- veriş usullerini, insanlarla iletişim kurma yollarını, insanların karakter yapılarını, sevk ve idare yöntemlerini yaşayarak öğrendi. Ayrıca sosyal yönü de gelişmiştir. Değişik ülkelerde değişik insanları, kültürleri, örf ve adetlerini tanımıştır. En önemlisi, başkasına yük olmamayı, alın teri ile kazanmayı öğrenmiştir. Daha da önemlisi, dürüstlüğü sayesinde (EMİN) sıfatını elde etmiştir.

Sanatta, ticarette dürüstlük çok önemlidir. Sonra cesaret, işi bilmek, süreklilik gelmektedir. Çalışan, sebat eden, hesabını bilen kolay- kolay iflas etmez.

Yarabbi esnafımıza helalinden kazanmayı, kazandığını hayırlı yerlere harcamayı, zekatını, vergisini gönül rızası ile verebilmeyi nasip eyle. Amin. Hayırlı cumalar.

19 Ağu 2022 - 12:06 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak İşte Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan İşte Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler İşte Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı İşte Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.