Kocaeli Haber

GÜNDEMİN KARİZMASI: BENİ TAKİP ET!

Nurettin YİĞİT

Nurettin YİĞİT

Bilirsiniz, hayatımızda değişmeyen doğrulara gerçek diyoruz. 

Savaş ateşinin yürekleri yakması, trajedilerin zihin donduruculuğu gibi.. 

Değişme olasılığı olan bir veriyi  gerçek veya doğru diye nitelemek ise sadece zorunlu olarak kabul ettiğimiz bir inanış olsa gerek..

Acılara yüreğimizi ömür boyu misafirhane kılmak veya kaskatı gönülleri çevrelemiş buzulların bir gün eriyip bizleri ısıtacağını düşünmek  gibi..

Boşuna “Hayatta değişmeyecek tek şey değişimdir” dememişler geçmişlerimiz.

Değişime “olumlu yönde ilerleme” anlamında inanmak ta aslında insanlık tarihinin defalarca ispatladığı bilimsel bir gerçektir.

Ve tabii gerçeklik algısı da tarihsel süreçte farklı evreler geçirmiş tüm dünyada.

Örneğin Nasrettin hocamız “Ya tutarsa!” diye göle maya çalarken, aslında günümüz bilimsel düzeyinde yıllar önce kendi olanaklarıyla bir deney yapmıştır diyebiliriz. 

Çünkü onun hayat felsefesinde zaten hazır bir problemi vardır: 

“Basit işlere neden fazla enerji ve emek sarf ederiz ki? “

Problem hakkında gündelik hayattan o kadar çok veri de vardır ki toplamaya heybe yetmez. 

Ardından hipotezini kurar “Az emekle, çok kazanç elde edebilirim!” diye. 

Sonra da bu hipotezi ispatlamak için bir deney ile birlikte iddiasını teze dönüştürüyor.

Öyle bir deney ki bugün bile deney olarak geçerliliğini yitirmemiştir henüz.

Peki Hoca iddiasını ispatlayabilmiş mi?

Bugün sömürücü kapitalist çevreleri göz önünde tutarak geçmişten bugüne süreci değerlendirdiğimizde aslında evet diyebiliriz!

Ne var ki Hoca’nın hedefi ile az emekle çok kazanç elde edenlerinki aynı değildi elbette.

Hoca, üretimin kolaylaşmasıyla eşit dağılım ve paylaşımın da gerçekleşeceğine inanmaktadır bizler gibi. Çünkü onun inancı işi de iş sonunda oluşan emeği de paylaşmayı emrediyordu.

Dolayısıyla yaşadığımız iş-emek-kazanç dengesizliğini oluşturan faturayı, bugün sermaye birikimi anlamında kapitalizme değil, mevcut dünya sermayesinin büyük bir kısmını bir şekilde eline geçirmiş, işbirliğine yanaşmayıp gelişimi tekçi ve bir elden yöneterek sağlayacağına inanan zihniyetlerde aramak gerekir.

Ancak gel gör ki; diğer bir taraftan toplumca bizlerin de kendisini ait hissettiği, paylaşımı ve işbirliğini insanlık huzurunun artması ve kalkınmanın esası olarak gören dünyalılar da kendi aramızda yeterince bağlarımızı güçlendirmiş miyiz? Elbette ki hayır!

………

Neyse biz esas gündem sorumuza gelelim!

“Bir şeyin gündem olabilmesi için ön şartlar var mıdır? Varsa nelerdir?”

Ya da güncel bir versiyonla “Bir şeyin popüler olması, gündem olabilmesi için yeterli bir şart mıdır?”

Cevaplarımız farklılık arz edebilir fakat ben, olayı sonuçlarıyla değerlendirme taraftarıyım.

Şöyle ki, “Gündemimize konan kaç olay veya konu vardır ki bizlerin hayatına yeni ve farklı bir katkıda bulunsun?” sorusuyla cevaba daha hızlı ulaşabiliriz kanaatindeyim.

Tabii ki hayat müşterektir; başkaları gibi bizler de birbirimize karşılıklı gündem beğendirmeye çalışırız! Örneğin sosyal medyada paylaştığımız her farklı cümle aslında bir gündem oluşturma girişimidir.

Ancak esas olarak bir şeye ihtiyaç duymakla veya bir şeyin bizlere fayda vereceğine inanmakla o şey kendi gündemimiz olmaya başlar.

O halde 24 saat dilimlerimizin her birini harcadığımız gündem meselesinde, işin temelinde inanmak ve beklediğimiz faydayı elde etmek yatmaktadır, sonucuna varabiliriz.

Aksi bir değişle; bizlere hiçbir şekilde fayda sağlamayan veya sağlayacağına da inancımızı yitirdiğimiz gündemlerin esaretinden kurtulabilmek, ancak onları “takip etmemek”le olacaktır.

Herhangi bir ses “Fallow me!” diye bizleri beğeniye davet ederken, “No, because you don’t care about me!” diyebilmeliyiz.

Bir düşünüre “Seni en çok ilgilendiren ve etkileyen gündem nedir?” diye sorulunca, cevaben:

“İnsanlığımızın zaafları ile ilgili her gündem ilgimi çekmiştir. Yine bende eksik olan bir şeyin farkına vardıran her gündem de beni etkilemiştir!” der.

Ruhen ve bedenen sağlıcakla kalın, hafta boyu güzellikleri gündeminizde toparlayın!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 5 YORUM
  1. Şerif mintaş dedi ki:

    Teşekkürler zihin dünyamızı aydınlattınız.

  2. Adem bilgiç dedi ki:

    Aynen serif beye katiliyorum

  3. Esat dedi ki:

    Kalemine saglik hocam.

  4. Yavuz olhan dedi ki:

    Teşekürler hocam insanligin dünyayı beraber bindiğimiz bir gemi gibi gorebilmesi ümidiyle…..

  5. Nurettin Yiğit dedi ki:

    Teşekkürler değerli dostlar. Fikirlerimize sizler katılım sağladıkça daha çok yayılıp neşvü nema bulacaktır. Yorumlarda özellikle beğendiğiniz cümleleri de eklerseniz kelimelerimize daha çok moral ve cesaret gelecektir inşallah.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.