Yüksek faiz duvarına çarpan vatandaşların yöneldiği tasarruf finansman sektörü, 2025 yılı itibarıyla eşi benzeri görülmemiş bir büyüme katetti. İşlem hacmi yüzde 261,8 artarak 1,2 trilyon lira sınırını geçerken, sektörün toplam aktif büyüklüğü 323 milyar liraya ulaştı. Bu veriler, sistemin artık finans piyasasında ana aktörlerden biri haline geldiğini kanıtlıyor.
SİSTEME GİRİŞTE “ESNEKLİK” CAZİBESİ
Geleneksel bankacılık anlayışının aksine, bu modelde prosedürler oldukça esnek. Çoğu zaman gelir belgesi şartı aranmazken; kişinin mevcut mal varlığı veya alacağı konutun değeri gibi kriterler engel teşkil etmiyor. Bu durum, özellikle banka kredisi çekmekte zorlanan orta ve düşük gelirli vatandaşlar için kapıyı aralayan en büyük etken.
ÇEKİLİŞLİ MODELDEKİ “SIRA” RİSKİNE DİKKAT!
Sistemin en popüler ancak en tartışmalı kısmı çekilişli model. Noter huzurunda yapılan kuralarda şanslı olanlar finansmana erken erişirken, kurada geride kalanlar uzun yıllar beklemek zorunda kalabiliyor. Bu belirsizlik nedeniyle katılımcıların neredeyse yarısı sistemden erken ayrılıyor. En büyük risk ise şu: Siz sıranızı beklerken artan konut fiyatları, teslimat günü geldiğinde hayalinizdeki evi alınamaz hale getirebilir.
PEŞİNAT ŞARTI VE ORGANİZASYON ÜCRETİ MALİYETİ
Eğer “şansımı kuraya bırakamam” derseniz, çekilişsiz modellerde teslim tarihi netleşiyor ancak burada da “peşinat” duvarı karşınıza çıkıyor. Toplam bedelin yaklaşık yüzde 40’ını peşin ödemeden teslimat hakkı doğmuyor. Ayrıca, sistemin “kar payı” niteliğindeki organizasyon ücretleri (yüzde 7 – 8,5 arası) geri iadesiz bir maliyet olarak cepleri zorluyor. Örneğin; 1 milyon liralık bir plan için yaklaşık 70 bin liralık bir ücretin sistemden çıkışta iade edilmediğini bilmek hayati önem taşıyor.
BANKA KREDİSİ Mİ, TASARRUF FİNANSMANI MI?
Uzmanlar, “faizsiz” kelimesine odaklanırken fırsat maliyetinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Banka kredisinde konuta “hemen” sahip olup borçlanırken, bu sistemde konuta “ileride” sahip olmak için birikim yapılıyor. Bu süreçte yaşanan konut fiyat artışları, bazen bankaya ödenecek faizden daha maliyetli olabiliyor.
BDDK DENETİMİ GÜVEN VERİYOR AMA SÖZLEŞME ŞART!
Sektörün artık BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu) denetimi altında olması, geçmişteki “evim mağdurları” faciasının tekrarlanmaması adına en büyük güvence. Yine de uzmanlar uyarıyor: İmza atmadan önce teslim tarihi, iade koşulları ve gecikme durumlarını içeren sözleşme maddelerini kelimesi kelimesine inceleyin.

