Konuşmasına medyanın demokratik toplumlardaki kilit rolüne değinerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecileri “toplumun hafızası” olarak nitelendirdi. Basın mensuplarının üstlendiği yükün ağırlığına dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi: “Günün gelişmelerini kayda geçirmek ve bu birikimi geleceğe taşımak büyük bir sorumluluk gerektirir. Gazetecilik, hakikat ile yalan arasındaki çizginin bulanıklaştığı bu dönemde toplum için bir pusula işlevi görmektedir.”
DEZENFORMASYONA KARŞI ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI
Çağımızın en büyük tehditlerinden biri olan bilgi kirliliği ve dezenformasyon, Erdoğan’ın konuşmasında geniş yer buldu. Doğru bilgiye ulaşmanın önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı, medyanın bu süreçte bir “hakikat kalkanı” olması gerektiğini belirtti. Erdoğan, “Bilgi kirliliğiyle mücadele etmek, sadece siyasetin değil, medyanın da asli görevidir. Doğru ve teyit edilmiş bilgiye ulaşma yolunda gösterilen fedakârlıklar takdire şayandır” dedi.
İSRAİL’İN MESCİD-İ AKSA ZULMÜNE SERT TEPKİ
İftar programında dış politikaya ve İslam dünyasını derinden sarsan olaylara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırgan tutumuna sert tepki gösterdi. Filistin davasının ve kutsal mekanların korunmasının kırmızı çizgileri olduğunu hatırlatan Erdoğan, uluslararası toplumu bu zulme karşı daha gür bir ses çıkarmaya davet etti.

