Kocaeli Haber

ELEŞTİRİ HAKARETLE DEĞİL KALİTEYLE OLUR !

Serhat Yılmaz

Serhat Yılmaz

Bu gün eleştirmek ne demek biraz buna bakalım mı? Neden eleştirme ihtiyacı duyarız? Eleştiri neden önemlidir? Bu yazımızda biraz bunun üzerine konuşalım…

Eleştirmek : Bir düşünceyi, bir eseri, bir yargıyı inceleyerek, doğruluk veya yanlışlığını ortaya çıkartmak ve gerçek değerini belirtmek, tenkit etmek… Kritik etmek, birinin ya da bir şeyin eksiklerini yanlışlarını sıralamak… Anlam karşılığı bu… Peki ya bizler toplum olarak doğru eleştiri yapabiliyor muyuz?

Toplumun ileri gelenleri, aydınları, entelektüelleri, siyasetçileri, burada sayamayacağımız bir çok insan grubu doğru eleştiri yapabiliyor mu? Doğruyu yanlıştan ayırarak mı yapıyor yoksa sabit fikirli olarak kendi düşüncesine, ideolojisine, çıkarlarına göre mi yapıyor? Yani yaptığı eleştiri toplum yararına mı? Yoksa kendi egosunu tatmin etmeye mi dayalı? Bu konu için realiteye bakmak lazım yani ülke gerçeklerine… Gözlemliyorum da… Aydın diye kendi elimizle sınıflandırdığımız, üstün insan muamelesi yaptığımız bir çok insan eleştiri yapmayı, hırslarıyla, öfkeleriyle, nefretleri ve çıkar ilişkileriyle karıştırıyor.

Örnek verecek olursak; Ülkemizde can ve mal güvenliği olmadığının ana muhalefet lideri tarafından ifade edilmiş olduğu bir süreçte yabancı yatırımcı pozisyonundaki Anadolu Grubunun istihdama katkı niteliğindeki Isparta kola fabrikasının açılış töreni ve açılışın Cumhurbaşkanı tarafından yapılmasına gelen ağır eleştiriler.Ne kadar enteresan bir süreç yaşıyoruz değil mi ? Bu arada benim kolayı savunduğum filanda yok hatta iğreti olurum menşei sebebi ile o yüzden batsın yerin dibine kolası da onun sermaye gücü olan İsraili’de.

Garipsediğim konu burada kola ne zamandan beri bu ülkede yasaklı içecek oldu ne zamandan beridir karaborsa ? Bizler değil miyiz bu mereti deli gibi tüketen her evde , her markette, her kafe de, her restaurantta bulunmuyor mu ,menünün olmazsa olmazı değil mi, satışı yapılmıyor mu ve vatandaşta bunu afiyetle tüketmiyor mu? Sırf açılışı yapan kişinin Cumhurbaşkanı olması ve R.Tayyip Erdoğan’a duyulan nefretle yapılması vede ne yazık ki eleştiriden ziyade hakaret boyutlarına varmasıdır.Vaziyet böyle olunca da ne yazık ki yapılmak istenen eleştiride boşa çıkmış oluyor.Burada İlk etapta dikkati çeken R.Tayyip Erdoğan’a duyduğu düşmanlık, kin, nefret, öfke dolu sözler yapılan eleştiriyi unutturuyor ve konudan uzaklaştırıyor. Hiç kimsenin hafızasında eleştirinin ne olduğu, hangi konuda olduğu bile kalmıyor. Bu ülkede Cumhurbaşkanından başka eleştirilecek hiç bir şey yok mu?

R.Tayyip Erdoğan’ı destekleyen insanlar eleştiriden çok hakarete varan söylemleri duyunca aynı öfke ve kızgınlıkla karşılığını veriyorlar. Bu kısır döngü böyle sürüp gidiyor. Oysa eleştiri yapmak geniş bir gözlem ve tecrübe ve objektif olmayı gerektirir. Aslına bakarsanız eleştiri almak iyidir. Daha çok düşünmeye, doğruyu yanlıştan ayırmaya daha iyisini yapmaya zorlar insanı… Bu yapılan eleştiriler ise değil iyisini yapmaya, kötü olanı bile makbul hale getiriyor. Eleştirinin bir önemi kalmıyor. Sıradanlaşıyor… Orada birileri de durmadan bir laflar sallıyor anlamına geliyor. Benim bildiğim bir ülkenin üç dört tane, doğru ve hakikati yazan başarılı ünlü eleştirmenleri olur. Bu insanlar bir şey yazdığı çizdiği veya söylediği zaman sözü dinlenilir… İtibar edilir.

Önem verilir ve güven duyulur. Bizim ülkemizde maalesef eleştiri yapmayı hakaret etme özgürlüğü olarak algılıyorlar. Böyle bir güruh var. Habire konuşuyorlar. Yazıyorlar çiziyorlar. Olmadı başlıyorlar hakaret etmeye… İçlerinde nasıl bir kin var anlamak mümkün değil. Ne kötü bir yük bilene… Tek bir kişiye odaklanmışlar. Görüş yelpazeleri bu kadar… Düşmanları R.Tayyip Erdoğan… Sanırsınız ki Erdoğan annelerini-babalarını öldürmüş… Nasıl bir kin nasıl bir nefret? Anlamak mümkün değil! Birilerinin çıkar ilişkileri dumura mı uğruyor sorusunu getiriyor aklımıza? Yoksa neden bu kadar hakaret edilsin ki? Ayrıca cumhurbaşkanlığı makamına ve halka hakaret etmekten kendilerini alamıyorlar. Eleştiri yapmakla hakaret etmeyi birbirine karıştırınca doğal olarak kâle bile alınmıyorlar. Açıkçası bu ülkenin gerçek manada eleştirmenleri de yok… Geçmiş yıllardan beri eleştirmende yetiştirememişiz. Her konuda geri kaldığımız gibi bu konuda da geri kalmışız.

Son söz olarak ; Eleştiri yapalım fakat doğru ve yerinde haklı eleştiri yapalım. İnsanların kişilik haklarını zedeleyecek boyutta olması eleştiri değildir. Apaçık özlük haklarına hakarettir. Hakaret etmek ise hoş değildir. Rahatsızlık verir. Eleştiri yapmak adaletli davranmayı da gerektirir. Teraziyi doğru tutalım ki bir anlamı olsun söylediklerimizin. Hakaret etmekle eleştiri yapmak arasında ince bir çizgi vardır. İnsanların düşüncesine her sözüne her eylemine her yaptığı davranışa katılmayabiliriz ama saygı duymak zorundayız. İnsan olmanın gereği budur. Karşımızda ki insanların da haklı olabileceğini unutmamakta yarar vardır. Yapıcı eleştiri düşünceleri geliştirir olgunlaştırır yeni fikirler bulmamızı sağlar. Kırıcı eleştiri gereksiz bir gürültü çıkartır. Başka da bir işe yaramaz. Üç günde unutulur gider… Ne dersiniz!

 

 

Sevgi, saygı ve hoşgörü ile kalın sağlıcakla…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.