Bayındır İçerenköy Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Burcu Üstad Arda, son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların beslenme alışkanlıklarının beyin sağlığı üzerinde doğrudan etkili olduğunu ortaya koyduğunu belirtiyor. Arda, bazı besin gruplarının bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağladığını ifade ediyor.
“Alzheimer ve diğer demans türlerinde beyinde sinir hücrelerinde kayıp, hücreler arası iletişimde bozulma, iltihabi süreçlerde artış, oksidatif stresin yükselmesi ve damar yapısında bozulmalar görülüyor. Beslenme, bu süreci durdurmasa da beyin dokusunu destekleyerek hastalığın daha yavaş ilerlemesine katkı sağlıyor” diyor.
BESLENME NEDEN ÖNEMLİ?
Arda, beynin vücudun en fazla enerji tüketen organlarından biri olduğuna dikkat çekerek şunları vurguluyor:
-
Yetersiz ve dengesiz beslenme bilişsel işlevleri hızla zayıflatıyor.
-
Kas kaybı, bağışıklık sisteminde zayıflama ve genel düşkünlük artıyor.
-
İleri yaşta görülen iştahsızlık ve kilo kaybı, hastalığın seyrini olumsuz etkiliyor.
Alzheimer ve demans hastalarında beslenmenin temel hedefleri; bilişsel fonksiyonları desteklemek, kas ve kilo kaybını önlemek, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve yaşam kalitesini mümkün olduğunca korumak olarak öne çıkıyor.
BEYİN SAĞLIĞINI DESTEKLEYEN BESİNLER
Arda, özellikle şu besin ögelerinin beyin sağlığı için kritik olduğunu belirtiyor:
-
Omega-3 yağ asitleri: Sinir hücre zarını güçlendirir, hafıza ve öğrenmeyi destekler. Balık, ceviz, chia ve keten tohumu önemli kaynaklardır.
-
Antioksidanlar: Oksidatif stresi azaltır. Renkli sebze ve meyveler, yeşil yapraklı sebzeler ve kırmızı-mor meyveler bu açıdan zengindir.
-
B vitaminleri (B12, B6, folat): Sinir sistemi sağlığı için kritik olup eksiklikleri unutkanlık ve bilişsel gerileme ile ilişkilidir.
-
Sağlıklı yağlar: Zeytinyağı, avokado ve yağlı tohumlar damar sağlığını destekler.
ÖNERİLEN BESLENME MODELİ: MIND DİYETİ
Arda, Akdeniz tipi beslenme ve beyin sağlığına uyarlanmış MIND diyetinin Alzheimer ve demans riskini azalttığını vurguluyor:
-
Sebze ve meyveler günlük beslenmenin temelini oluşturur.
-
Tam tahıllar, haftada en az iki kez balık ve zeytinyağı ön planda yer alır.
-
Kırmızı et, işlenmiş gıdalar ve şekerli besinler sınırlandırılır.
HASTALIK İLERLEDİKÇE BESLENME ZORLAŞIYOR
Hastalığın ileri evrelerinde iştah kaybı, öğün atlama, çiğneme ve yutma güçlüğü, tat ve koku duyularında değişiklikler sık görülüyor. Bu nedenle beslenme süreci yalnızca ne yenileceğini değil, yemeğin nasıl sunulacağını ve hastaya nasıl yedirileceğini de kapsıyor.
Arda, az ama sık öğünler, besin değeri yüksek tabaklar ve yeterli sıvı alımının önemine dikkat çekiyor.
BİREYSEL BESLENME PLANLARI ŞART
Her Alzheimer ve demans hastasının yaşı, hastalığın evresi, ek hastalıkları ve yutma kapasitesi farklıdır. Bu nedenle beslenme planı mutlaka bireyselleştirilmelidir. Amaç sadece kilo kaybını önlemek değil, hastanın yaşam kalitesini ve fiziksel gücünü mümkün olduğunca korumaktır.
Arda, sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Beslenme, Alzheimer ve demans hastalığında hastalığı tedavi eden değil; seyrini destekleyen güçlü bir araçtır. Erken dönemden itibaren doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması ve profesyonel destek alınması, hem hastaların hem de bakım verenlerin süreci daha sağlıklı yönetmesini sağlar.”
İşte Kocaeli Gazetesi olarak, Alzheimer ve demans hastalarına ve ailelerine sağlıklı ve kaliteli bir yaşam dileriz.
