Kocaeli Haber

ÇOCUKLARIMI TERÖRÜN ETKİLERİNDEN NASIL KORUYACAĞIM?

Reyyan Uzar

Reyyan Uzar

Terörün olumsuz etkilerinden korunmak ve bu etkilerle baş edebilmek adına yardımcı olmak için hazırladığım yazılarda bu hafta çocuklarımızı nasıl koruyacağımızdan bahsetmek istiyorum. Çocuklara hayatın zor ve acımasız yanlarını açıklamaya çalışmak ebeveynler için her zaman oldukça zor ve streslidir. Özellikle terör, savaş gibi ruhsal olarak etkileri yıkıcı olan durumlarla biz yetişkinler bile baş etmekte zorlanırken bir de çocuklarımızın bitmek bilmez sorularını cevaplamaya çalışmak en iyi tabirle ürkütücüdür. Fakat çocuklarımız bizim en kıymetlilerimizse, sağlıklı bir çocuk sağlıklı bir toplumun yapı taşını oluşturacaksa sevgili ebeveynler, sizlere bu konuda çok iş düşüyor. Üzgünüm, kaytarma yapamayacağınız kadar mühim bir meselenin üzerinde duruyoruz.

Önce kendi ruhsal iyiliğinizi koruyun

Çocukları terörün olumsuz etkilerinden korumamız gerekir. Bunu yapabilmek için şüphesiz ki öncelikle kendi ruhsal iyilik halimizi koruduğumuzdan emin olmalıyız. Çocuklar anlamlandıramadığı, ilk defa karşılaştıkları durumları yorumlamak için ilk olarak anne babalarının tepkilerini gözlerler. Eğer çocuğunuzun ilk kez karşılaştığı ve anlamlandırmakta zorlanacağı olumsuz bir durum yaşanmışsa ve siz sakinliğinizi koruyarak kontrollü davranıyorsanız çocuğunuz muhtemelen içinden şunları geçirecektir: “ Annem/babam sakin gözüküyor, sanırım korkmamı gerektirecek bir durum yok, güvendeyim.” Fakat aynı durumda eğer siz büyük tepkilerinizi çocuğun yanında gösteriyorsanız ve sakinliğinizi koruyamıyorsanız çocuğunuz muhtemelen “ annem/babam çok korkmuş gözüküyor, kötü bir şeyler oluyor, korkuyorum.” diye düşünecektir. Yani çocuklar haberin kendisinden çok haberin yetişkinde uyandırdığı tepkiye karşılık verir. Çocuğunuz belli durumların sonuçlarında neler olabileceğini kestirecek kadar deneyim sahibi oluncaya kadar sizler anne babaları olarak çocuklarınızın ruhsal aynası olursunuz. Çocuklar hangi durumlarda güvende olduklarını, hangi durumlarda tehlikede olduklarını sizin tepkilerinize bakarak belirlerler. Dolayısıyla öncelikle kendi iyilik halinizi korumanız gerekiyor ki çocuğunuza yardımınız dokunabilsin.

Çocuklarınıza rehberlik edin

Terör ya da savaş gibi bir durumu açıklama biçimimiz çocuklarımızın yaşına, deneyimine, gelişimine göre farklılık gösterecektir. Fakat uzmanlar 7 yaşından küçük çocukların bu tarz bilgilere maruz kalmalarına gerek olmadığını söylüyorlar. Günümüz teknolojisini düşünürsek çocukları kötü haberlerden tamamen korumak pek olanaklı gözükmüyor. Televizyonlar, radyolar yaşananları bütün canlılığıyla oturma odalarımıza, yaşam alanlarımıza taşıyor. Fakat bu çocuklarınızı bu haberlerden korumak için hiçbir şey yapmayacağınız anlamına gelmiyor. Sizin rehberliğiniz sayesinde çocuğunuz gazeteden gördüğü ürkütücü fotoğrafı ya da arkadaşından duyduğu hikayeyi sindirebilir ve güvende olduğunu hissedebilir. Aksi durumda oldukça fazla kaygı yaşayacaktır. Her durumda çocuğunuzun sorduğu soruları yanıtlamalı ve asla geçiştirmemelisiniz.

Çocuğunuzun yanındayken kötü durumlar hakkında onun anlamayacağını düşündüğünüz şifreli konuşmalar yapmayın. Asıl böyle durumlarda çocuklar kendilerinden bir şeyler saklandığını anlarlar ve daha çok dikkat kesilirler. Ve emin olun ters giden bir şeyler olduğunu sezmede çok başarılıdırlar.

Güven verin

Çocuğunuzun kaygı yaratan durumlarda hangi soruyu sorarsa sorsun bilmek istediği tek şey güvende olduğu ve bir arada olmaya devam edeceğinizdir. Bu yüzden çocuklarınıza güvende olduklarını ve onları koruyacağınızı hissettirmelisiniz. “Seni koruyacağım, güvende olacaksın, bir arada olmaya devam edeceğiz.”, bu cümleyi söylemekten çekinmeyin. Çocuğuna bizi korumak için çalışan yetişkinler olduğundan bahsedin. Polislerin ve askerilerin sürekli olarak güvenliğimizi sağlamak için var olduklarını açıklayın.

Terörist nedir, teröristler insanlara neden zarar verir gibi soruları yanıtlarken kısa ve net yanıtlar verin. “Bazı insanlar kızgınlıklarını göstermek için başka insanlara zarar verirler, bu bir insanın kızgınlığını göstermek için seçtiği yanlış bir yoldur. Biz insanlara zarar vermeyiz.” Çocuğunuza bütün insanların kötü olmadığını, insanların çoğunun iyi olduğunu anlatın. Bazı insanların nadir olarak başkalarına zarar verdiğini ve bunun yanlış olduğunu açıklayın. Çocuğunuzun tanık olduğu olayları yanlış davranışlara örnek göstermek için kullanın fakat asla şiddet dolu sahneleri bu eğitimin bir parçası olması için ona göstermeyin.

Az ve öz bilgi verin

Çocuğunuz size soru sorduğunda yanıtsız bırakmayın ve geçiştirmeyin. Öncelikle ne öğrenmeye çalıştığını anlamak ve fazla bilgi vermekten kaçınmak için ona bu konuda ne bildiğini sorabilirsiniz. Daha sonra ise çocuğunuza öğrenmek istediği şeyle ilgili yaşına uygun, anlayabileceği kavramları kullanarak kısa bir bilgi verin ve bunu sindirmesi için ona zaman tanıyın. Çocuğunuz söylediklerinizi düşündükten sonra size tekrar soru sorana kadar bekleyin.

Çocuğunuzun sorularını yanıtlarken ses tonunuza ve sözel olmayan tepkilerinize dikkat edin. Ona güvende olduğunu anlatırken sesinizin ve mimiklerinizin onun korkularını doğrulayacak şekilde olmamasına özen gösterin.

Çocuğunuzu dinlemekten sıkılmayın

Özellikle kaygı yaratan durumlarda çocuklarınıza her zaman olduğundan daha fazla konuşma ve duygularını ifade etme imkanı yaratmalısınız. Bunun en kolay yolu evde herkesin her konuda rahatlıkla konuşabileceği hoşgörülü bir sohbet ortamı sağlamaktır. Böylelikle çocuğunuz zor zamanlarda duygularını size açmakta zorlanmaz.

Çocuğunuz yeni bir durumla karşılaştığında bunu sindirmesi zaman alabilir ve aynı soruları defalarca sorabilir. Aynı sakinlik ve sabırla çocuğunuzun sorularını cevaplamalısınız. Emin olun ki çocuğunuz sizin sabrınızı sınamıyor, yalnızca öğrendiği şeyleri özümsemeye çalışıyor.

Çocuğunuzun duygularını önemseyin

Çocuğunuz üzgünken ya da ağlarken ona “ağlama, üzülme” demek hiçbir işe yaramayacaktır. Çocuğunuzun duygularını düzeltmenize gerek yoktur, o sadece duygularının onaylanmasını ve güvende hissetmeyi istiyor. Çocuğunuzun duygularını dışa vurmasına yardımcı olmak için onu oyun oynamaya teşvik edin. Siz de oyunlarına katılmaya özen gösterin.

Aile rutinlerine özen gösterin

Çocuklar olağan dışı şeylerin yaşandığı durumlarda evdeki düzenlerinin devam ettiğinden ve kuralların aynen geçerli olduğundan emin olmak isterler. Hatta bu durumu test etmek için sizin sınırlarınızı zorlayabilirler. Bu durumlarda taviz vermeyin ve kuralların aynen geçerli olduğunu ona hissettirin. Böylece çocuğunuz düzenin devam ettiğini hisseder ve güven duygusu pekişir. Aynı zamanda aile olarak bir arada olduğunuz zamanları ve birlikte yaptığınız etkinlikleri arttırın. Kaygı yaratan durumlarda bir arada olmak hem sizin hem de çocuklarınızın güvende hissetmenizi sağlar.

Anne Babalara Not: Bu yazıyı hazırlarken Betys Brown Braun’un “Neyi Nasıl Söylemeli?” isimli kitabından büyük ölçüde yararlandım. Çocuklarla ilgili bu yazıda bahsettiğim önerileri ve başka konularda daha birçok öneriyi bu kitapta bulabilirsiniz. Dili açık ve anlaşılır, hayat kurtarıcı tavsiyelerin bulunduğu bir kitaptır. Şiddetle tavsiye ederim.

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ