İşte pedagojiden uzak, mantık sınırlarını zorlayan ve okuyanları hem güldüren hem de düşündüren o dosyanın detayları:
GECE YARISI MESAİ BEKLENTİSİ: “ÇEVRİMİÇİ AMA CEVAP VERMİYOR!”
Öğretmenlerin özel hayatı ve dinlenme saatleri, dijitalleşmeyle birlikte veli kıskacına girdi. Saat 23:30’da öğretmene ödev sormak için mesaj atan bir veli, yanıt alamayınca soluğu CİMER’de aldı. Şikayet gerekçesi ise oldukça çarpıcı: “WhatsApp’ta çevrimiçi görünüyordu, neden cevap vermedi?” Bu durum, öğretmenlerin 7/24 ulaşılabilecek birer “operatör” olarak görülmeye başlandığını kanıtlar nitelikte.
“KIRMIZI KALEM KANI ÇAĞRIŞTIRIYOR!”
Eğitimde hataları düzeltmek için kullanılan klasik kırmızı kalem, bir veli tarafından “psikolojik şiddet” unsuru olarak görüldü. Çocuğunun kağıdındaki kırmızı düzeltmelerin “kan çağrışımı” yaptığını iddia eden veli, bu pedagojik aracı resmi makamlara şikayet ederek absürtlükte yeni bir perde açtı.
SOSYAL MEDYA TAKİBİ VE HAYAT TARZINA MÜDAHALE
Öğretmenlerin kişisel tercihleri ve yaşam standartları, adeta bir “Biri Bizi Gözetliyor” evi titizliğiyle denetleniyor. Velilerin merceği altındaki hayatlara dair şikayetler şöyle:
-
Lüks Restoran Eleştirisi: Dışarıda yemek yiyen bir öğretmen için, “Fakir çocukların canı çeker” denilerek etik sorgulaması yapıldı.
-
Araç Vizyonu: Öğretmenin eski ve kirli arabası, veli tarafından “Vizyonsuzluk” olarak nitelendirildi.
-
Profil Fotoğrafı Şüphesi: Profiline kendi yüzü yerine çiçek fotoğrafı koyan öğretmen için, “Kendini neden saklıyor, bir vukuatı mı var?” şeklinde asılsız şüphelerle dosya oluşturuldu.
SINIF İÇİ GÖREVLER Mİ, ÇOCUK İŞÇİLİĞİ Mİ?
Okullarda yardımlaşma ve sorumluluk bilincini geliştirmek amacıyla verilen küçük görevler, “modern veli” profiline takıldı. Sınıftaki çiçeği sulaması istenen bir öğrencinin velisi, “Benim oğlum bahçıvan mı?” çıkışıyla öğretmeni hedef aldı. Eğitimin bir parçası olan sorumluluk paylaşımı, maalesef “çocuk işçiliği” yaftasıyla karşı karşıya kaldı.
BESLENME ÇANTASINA MÜDAHALE KRİZ ÇIKARDI
Öğrencisinin sağlığını düşünen ve beslenme çantasındaki sağlıksız gıdalar konusunda uyarıda bulunan bir öğretmen, velinin sert tepkisiyle karşılaştı. Çocuğuna her gün çikolatalı fındık kreması yedirdiğini savunan veli, öğretmene “Sen kimsin de benim çocuğumun şekerine karışıyorsun?” diyerek had bildirmeye çalıştı.
EVCİL HAYVANDAN BİLE ŞİKAYETÇİ OLDULAR
Absürtlükte sınır tanımayan son olay ise öğretmenin evindeki özel yaşamına kadar uzandı. Kendi evinde kedi besleyen bir öğretmen, “Çocuğumun kediye alerjisi var, öğretmen evinde kedi besleyemez” diyen bir veli tarafından şikayet edildi. Okul dışındaki özel mülkiyet ve yaşam tercihlerinin bile CİMER konusu olması, eğitimcilerin üzerindeki baskının boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

