Büyükakın: İşin Arkasında Pazar Var Ama Kimse Açıklayamıyor”

Çevre anlaşmalarının imzalanması ve uygulanması safhasında ülkelerin ekonomik kaygılarla hareket ettiğini belirten Büyükakın, pazar gerçeğine dikkat çekti. Büyükakın, "Alınan kararların uygulanması halinde endüstrilerinin zarar görebileceğini, rekabet güçlerini kaybedeceklerini düşünüyorlar. Yani işin bir tarafında pazar var. Onu kimse açıkça söylemiyor ama herkes biliyor. Bunu görmeden mevzuyu anlamak neredeyse imkansız. Sera gazı emisyonunu azaltıcı tedbirler konusunda mutabakata varabilmek için o ülkenin ekonomisinin dinamiklerini zedelemeyecek adımlar atarlar ya da çaresiz kalırlarsa bunları yaparlar" dedi.

Küresel ekonomik sistemin girdi ve enerji ihtiyacının bu süreci zorlaştırdığını ifade eden Büyükakın, yeşil dönüşümün de kendi içinde çelişkiler barındırdığını şu sözlerle açıkladı:
“Bu ikinci zorluk nereden kaynaklanıyor? Dünyanın bir küresel ekonomik sistemi var. O sistemin ihtiyaç duyduğu girdiler var; emtia, enerji demek, bazı materyaller var. Karbon düzenlemelerini sağlayacak olan tedbirler alınacakken, lazım olan elektrikli araçları üretirken mesela bu sefer de nadir elementlere ihtiyaç duyuyoruz. O da karbonun hayatı, yani konu tamamen şekil değiştiriyor. ‘Oraları kullanmaya başlayacağım’ dediğinizde, nadir elementleri kullanmak için yaptığınız çabalar da yine bizi küresel ısınma ile ilgili insanın yeryüzündeki karbon ayak izini artırıcı neticeler ortaya çıkarıyor. Buralarda tedbir almak çok zor bir iş.”


“RUSYA-UKRAYNA VE AFRİKA MESELELERİNİN ÖZÜ: ENERJİ VE NADİR ELEMENTLER”

Meseleyi sadece “çevre” üzerinden okumanın eksik kalacağını, konunun doğrudan küresel güç ve iktidar mücadelesiyle ilgili olduğunu vurgulayan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı, küresel siyasetten çarpıcı örnekler verdi:
“Dünyada son dönemde yaşanan mevzulara bakın. Mesela Rusya ile Ukrayna arasındaki kriz, sadece Ruslarla Ukraynalıların birbirini sevmemesinden ibaret değil. Aynı zamanda Ukrayna’daki nadir elementlerle, oradaki enerji meselesiyle ve jeopolitik başka katkılarla alakalı bir durum. Aynı şeyler Afrika’da da geçerli. Çin, Afrika’nın üzerindeki bütün nadir elementlerin sözleşmelerini yapmış, orada bir hakimiyet kuruyor. Elektrikli araç gereç üretirken Amerika da orada açmaya çalıştığı koridorla Afrika üzerindeki etkisini, keza İran’da gördüklerimiz üzerinden İran-ABD meselesini yine bu nadir element ve girdi piyasalarından, jeopolitik dengelerden bağımsız düşünemeyiz.”


“DÜNYAYI EN ÇOK KİRLETENLER, EN ÇOK KONUŞANLAR”

Gelişmiş ülkelerin çevre konusundaki samimiyetini de sert sözlerle eleştiren Büyükakın, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İklim konferansının tarafları bir araya gelecekleri zaman bütün bu meseleleri bir arada düşünerek karar veriyorlar. Dolayısıyla anlaşmaları imzalamaları öyle çekingen bir şekilde oluyor. Uzun yıllar Kyoto Protokolü’nde, Paris İklim Anlaşması’nda bunu gördük. Dünyadaki karbon salınım oranlarına bakıyorsunuz; karbon salınımının yüzde 75’i gelişmiş ülkelerden kaynaklanıyor. Yani dünyayı en çok kirletenler, bu konuda neler yapılması gerektiğini en çok söyleyenler! Bu konuda en çok problemi üreten de tedbir alması gerekenler de onlar. Lüks arabalarda, uçaklarda seyahat edenler onlar; ama geri kazanımın öneminden, energy tasarrufunun öneminden, iklimden en çok bahsedenler de yine onlar.”

 

“Kocaeli ve ilçelerindeki en güncel gelişmeleri kaçırmamak için bizi takip edin. En sıcak Kocaeli haber akışı, asayiş olayları ve yerel duyurular için ana sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.”

Exit mobile version