63 yaşındaki ud yapım ustası Burhan Çeşni’nin hikâyesi askerlik dönüşü rastladığı bir iş ilanıyla başladı. 1984 yılında adım attığı meslekte tam 42 yılı geride bırakan Çeşni, ağaca verdiği şekille notalara ruh katıyor. İlk günkü heyecanını hâlâ koruduğunu söyleyen usta, yıllar içinde yaptığı hataların kendisini bugünkü noktaya taşıdığını vurguluyor.

Kuveyt’te geçen 12 yıl, Arap udunun sırları
Meslek hayatının önemli bir bölümünü Kuveyt’te geçiren Burhan Çeşni, burada Arap udları üzerine uzmanlaştı. Türk uduna göre formu, hacmi ve sesi tamamen farklı olan Arap udunun büyük ustalık gerektirdiğini belirten Çeşni, özellikle tekne bölümünün yapımının son derece zor olduğuna dikkat çekiyor. Yıllar süren deneyimle bugün bu alanda zirveye ulaştığını ifade ediyor.

Seri üretime hayır, kişiye özel ud evet
Burhan Çeşni, atölyesinde seri üretime kesinlikle yer vermiyor. Sanatçının boyu, kilosu, el ve parmak yapısı, hatta istediği ses rengi bile udun tasarımında belirleyici oluyor. Ustanın atölyesinde kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı olmak üzere toplam 11 farklı kalıp bulunuyor. Talebe göre ayda 50 ila 70 arasında ud üreten Çeşni, her bir enstrümanın sahibinin bir parçası olması gerektiğini savunuyor.
“Ud sadece bir enstrüman değil, sanatçının sesidir”
Udun icra eden kişiyle bütünleşmesi gerektiğini dile getiren Çeşni, tını ayarından gövde kavislerine kadar her detayın müziği doğrudan etkilediğini söylüyor. Kimi sanatçının daha tok ve derin bir ses, kimi sanatçının ise Arap tınısına yakın bir karakter aradığını belirten usta, bu beklentilere göre özel ayarlamalar yapıyor.

“Öğrenci udu diye bir şey yok”
Piyasada “öğrenci udu” adıyla satılan düşük kaliteli enstrümanlara sert çıkan Burhan Çeşni, müziğe yeni başlayanların da kaliteli bir udla yola çıkması gerektiğini savunuyor. Kalitesiz enstrümanların müzisyeni daha baştan soğuttuğunu söyleyen usta, ud almak isteyenlerin mutlaka işi bilen ustalarla muhatap olması gerektiğini vurguluyor.
Udları yaklaşık 50 ülkede çalınıyor
Bugün Burhan Çeşni’nin atölyesinden çıkan udlar yaklaşık 50 ülkede müzisyenlerle buluşuyor. Her udu Türkiye’yi temsil eden bir eser olarak gördüğünü belirten usta, el emeği ve göz nuruyla yaptığı bu işi dünyaya en iyi şekilde taşımaya devam ediyor.
