Kocaeli Haber

Bu Topraklarda Mücadele Bitmeyecek

Bu Topraklarda Mücadele Bitmeyecek

Ömer Faruk Yıldırım, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği’nin (ASKON) Kocaeli şube başkanı. Evli ve 3 çocuk babası olan Ömer Faruk Bey bir avukat. QMT Company ortağı ve aynı zamanda yatırım danışmanlığı da yapıyor. İngilizce, Arapça, Farsça ve Osmanlıca bilen Yıldırım, Genel sekreter olarak başlıyor ve 2015’te şube başkanı oluyor. Kendisi ayrıca ASKON’un Kurucu Üyesi.

 “Ahlaki Temellerden Taviz Vermeyen, Asil Duruş Sağlayan”

Öncelikle ASKON’un kuruluşundan ve kuruluş amacından başlamak istiyorum. Ömer Bey de başlıyor anlatmaya, “1998 yılında kurulan sanayici ve tüccar ağırlıklı üyeleri bulunan bir sivil toplum kuruluşudur ASKON.” diyor ve hedeflerinin ahlaki temeller üzerine kurulu olduğunu ve amaçlarının ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacak, katkı payı yüksek projeler üretmek ve hizmete geçirmek olduğunu söylüyor.

20. yılını tamamlayan ASKON, yarı kamu yararına dernek statülü bir sivil toplum kuruluşu, Türkiye genelinde ise yaklaşık 40’ı bulan şubeleri, 10’a ulaşan yurtdışı temsilcilikleri var. İş adamlarımıza ve yatırımcılarımıza yurtdışında iş imkanlarını kolaylaştıran, ülke ekonomisine katkı sağlayacak yatırımlara ışık tutan, bunlarla ilgili AR-GE yapan, ekonomik bülten hazırlayan ve üyelerine faydalanmaları için eğitim veren ASKON, 5780 üyeye sahip.

Kocaeli şubesinin başkanı olan Av. Ömer Faruk Bey şöyle tanımlıyor ASKON’u, “Bünyemizde nitelikli, tacir ve sanayici bulunmaktadır. Ayrıca Askon gayesi haklı zenginlik olan, hak ve hakkaniyete önem veren, ahlaki değerlerden taviz vermeyen, asil duruş sağlayan, üyelerinin emin tüccar sıfatıyla donatılması için elinden geleni yapan bir STK’dır. Bu bağlamda haklı zenginlik derken üretime dayalı, ekonomiye destek veren, paylaşımcı kalkınmayı arzulayan, faizsiz birlikteliği ve kazancı gaye edinen bir misyona sahiptir. ASKON vizyon olarak 4.nesil e-ticaret ve sanayi alanında Türkiye’de yapmış olduğu çalışmalarla her zaman kendinden söz ettirmiştir. Kurum ayrıca sosyal farkındalığı da destekleyen bir vizyona sahiptir.

“Kurulmasına Necmettin Erbakan Vesile Olmuştur”

Bu kadar büyük bir kuruluşun bir partiden destek alıp almadığını merak ediyorum açıkcası. Ülke ekonomisine katkı için böyle çalışan ve ülkemizi yurtdışında da temsil eden ASKON bir parti kuruluşu muydu?

Soruma içten bir şekilde gülümseyen Yıldırım, “ASKON herhangi bir partinin arka bahçesi değildir.” diyor ve devam ediyor, “ASKON hiçbir partiye mensup değildir. Ancak kurulmasında Türkiye Cumhuriyeti 54. Hükümeti’nin Başbakanı Necmettin Erbakan hocanın payı var. O günkü şartlarda, Türkiye’nin geçmiş olduğu zor dönemde, ülkenin kaynaklarının ülkeye faydalı olması gayesiyle, Anadolu’nun bağrından çıkmış yatırımcıları bir araya getirerek ‘Uzak Doğu’nun kaplanları varsa, Anodolu’nun aslanları vardır’ diyerek iş adamlarını örgütlemiş ve ASKON’un kurulmasına vesile olmuştur. Gaye ve hedefi haklı zenginlik, helal lokma, helal kazanç olduğu için Türkiye’nin kalkınmasında öncü olabilecek bu iş adamlarını, tek çatı altında toplaması ile başlayan bu serüven bugün itibariyle halkın güvenini kazanmış, ASKON ismi markalaşmış ,dünyanın 5 kıtasına hizmet sunabilen bir ticari ağa ulaşmıştır.”

 Üretimden  Ziyade Tüketime Yönelik Politikalar

ASKON’un kuruluşunu, amacını, sizi ve üyelerini az çok biliyoruz artık. En biraz da ASKON’un seçimlerden nasıl etkilendiğini merak ediyorum. Biliyorsunuz, özellikle son yıllarda Türk halkının siyasete ve seçimlere ilgisi oldukça arttı. Hal böyle olunca sanki ülkede sürekli bir seçim havası var. Bu seçim havası sizi nasıl etkiliyor?

“Türkiye’de özellikle son 9 yılda arka arkaya gelen seçimler ve her seçimin de akabinde oluşturduğu spekülasyonlar ister istemez ülkemizdeki yerli ve yabancı yatırımcının yapacağı yatırımlarda daha temkinli olmasına sebep oluyor. Her ne kadar ülkemizi teğet geçti dense de, üretici bu durumdan bilfiil olumsuz etkilenmiş. Öyle ki ürününü rekabet ettirecek duruma getiremediğinden pazar kaybına neden olmuş, iflas etmeye başlamıştır. Bu da gösteriyor ki ülkemiz üretimden ziyade tüketime yönelik politikaları sebebiyle dışarıya bağımlı kalmak zorunda kalınmıştır. Doğal olarak her ne kadar sanayici ve tüccar siyasetten uzak olsa da, siyaset ülkenin kaderini belirleyecek kararlarla tüccar ve sanayiciyi etkilemektedir.”

ASKON üyelerinin bu zor süreçlerde bile yardımlaşmaya ve alternatif ticari alanlara yönelmeye mecbur hissettiğinin altını çizen Yıldırım, lokal olarak AR-GE ofisleri kurulumu ve her ilin kendine özgü yer altı yer üstü zenginliklerinin nasıl değerlendirileceğini, nasıl yatırıma dönüştürüleceğini araştırıp illerdeki STK’larla paylaşarak, her ilde kalkınma hedefleri gerçekleştirdiklerini söylüyor.

Toplumsal Kutuplaşmalar Bugün Değil, Geçmişte de Vardı

Çayımızı içerek tatlı bir şekilde devam ediyoruz sohbetimize. Ömer Faruk Bey’e de samimi cevaplarından dolayı ara sıra teşekkür etmeden de duramıyorum tabiki. Hazır siyasetten açılmışken konu, kendisine son dönemlerde baş gösteren siyasi belirsizlerin ve şiddete dönüşmeye başlayan toplumsal kutuplaşmanın iş dünyasına nasıl yansıdığını soruyorum.

Toplumsal kutuplaşmaların ülkemizde bugün değil, geçmişte de var olan olduğunu söylüyor Yıldırım ve devam ediyor, “Olumsuz sonuçlar doğuran, vatandaşların birbirlerine karşı husumet beslemesine neden olan bir durumdur. Söylemler ve ardından da eylemlerin oluşması, ülkemiz açısından bir güvensizlik ortamı oluşturmaktadır. Tabiki kutuplaşmalar iş dünyasına da yansıyor. Birbirleriyle tatlı rekabette bulunan ülkenin tüccarları bu durumdan oldukça olumsuz etkilenmektedir. Bu da doğal olarak ülke kaynaklarının hakkaniyetle paylaşılmamasına ve haksız kazançların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Gönül ister ki ülkemizde kutuplaşmadan uzak, yardımlaşmaya ve ahilik kültürüne sahip olarak yaşayalım. Bizim amacımız ülkenin kaynaklarını heder etmeden, ülke menfaatlerini kullanmak ve israftan uzak bir şekilde katkı sağlayarak ekonomiye destek vermektir.

 “Bu Topraklar Kanlarla Sulanmıştır”

“Ülkem, güzel ülkem!” diyor Başkan Yıldırım, bu ülkenin zengin etnik kökeni, jeopolitik yapısı, kıtaları birleştirmesi ve ipek yolu üstünde bulunması sebebiyle ülkemizin tarih boyunca her türlü düşmanın hedefi haline geldiğini söylüyor. Sözlerine “Bu hedefler, ülkemizde bulunan yer altı ve yer üstü kaynaklarının düşman ülkeler vasıtasıyla sömürülme hedefi güdüldüğünden ülkemizin siyasi ve ekonomik istikrarının olmaması için elinden geleni ardına koymuyor dış güçler.  Yıllarca ülkemizi güçsüz, zayıf, borçlu konuma sokarak, küçük lokmalar haline getirip yok etme niyetindeler. Ancak şu bilinmelidir ki, biz necip bir milletin torunlarıyız. İnsanlardan çalmamış, bağışlamış bir miilllet olarak, gelecekte de aynı tarihteki gibi güçlü bir Türkiye’nin olacağı bilinmelidir. Bizler iç ve dış birlikçilerle sadece bugün değil yıllarca mücadele etmiş milletiz. Son başımızdan geçen 15 Temmuz olayları, ülkemiz üzerindeki hain emellerin ne kadar içimize sızdığına dair en büyük örnektir. Bu topraklar kanlarla sulanmıştır ve Türk milleti kolay kolay kimsenin hedeflerinin gerçekleşmesine izin vermeyecektir.” diyerek devam ediyor.

Dijital Dönüşüm Çağına Yakından Takip

Hızla küreselleştiğimiz bir dönemdeyiz. Buna ayak uydurabilmek için elbet çok çalışmak ve yenilikleri sürekli takip etmek gerekiyor. Biz de Ömer Faruk Bey’le Endüstri 4.0 ve Dijital Ekonomi hakkında konuşmaya başlıyoruz. Sanayide dönüşüm hakkındaki düşüncelerini sormadan edemiyorum.

ASKON’un kurulduğu günden bu yana dünyada değişen ekonomik gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve üyeleri arasında eğitimler verdiklerini söylüyor Yıldırım. Uluslararası alanda rekabet edecek güce sahip olabilmek için eğitimler düzenleyerek, dönemsel olarak katma değeri yüksel dijital dönüşüm çağına uygun yatırımların oluşması için AR-GE odaları kurarak çalışmalar yaptıklarının altını çiziyor. “Bilindiği gibi 21. yy, endüstri 4.0 çağının gerekliliklerini bir şekilde sanayicimize, tüccarımıza indirgeyerek yatırımlarında endüstriyel kalkanmayı uluslararası markalar haline dönüştürebilen bir tüccar profili oluşturmak istemiş ve bunu büyük bir çoğunlukla da gerçekleştirmiştir. Son yıllarda dijital ekonomi dediğimiz e-ticaretin hızlandığı bir dönemde, tüccarımızın kendi ürününü dijital ekonomi içinde pazarlayabilme yeteneğine sahip olması ve bunu tüketiciye ulaştırması, hem zaman hem  de ekonomik tasarruf için çok önemli.  ASKON hızlı hizmet sunmak için dijital ekonomiyle ilgili eğitimler, seminerler, ekonomik raporlar hazırlayarak üyeler arasındaki işbirliğini geliştirmek için onlara yol gösterir raporlar hazırlayıp sunmuştur.” diyor.

ASKON Kadınlara Her Zaman Destek Olmuştur

Anadolu Aslanları’nın bir kadın üyesi var mı diye soruyorum heyecanla, henüz kadın üyelerinin olmadığını fakat kadınlar için farklı projeler içinde olduklarını ve onlara her zaman destek olduklarını belirtiyor Ö. Faruk Yıldırım.

“ASKON iş adamlarının yanında iş kadınlarının da aktif olmalarını her zaman desteklemiş, iş kadınlarına yönelik eğitimler vermiş ve kadınlarımıza gerekli desteği her zaman sağlamıştır. Genel Merkez başta olmak üzere ‘ASKON İş Kadınları Komisyonu’ oluştulmuş, bunun yanında genç tüccarlar için de ‘Genç ASKON’u bünyesine katmıştır. 20-30 yaş aralığındaki girişimci, hedefine odaklı ve ahlaklı gençlerimizin ticarete atılmalarını, kendi bilgi ve becerilerinin ileri ki yıllarda daha ufku geniş ve daha düzenli olmasını hedef edindik.” diye söylüyor.

Ülkemizde cinsiyet eşitiğinin son günlerde gündem olduğunun, bu cinsiyet eşitliğinin istismar edildiğinin altını çiziyor. “ Ticari hayatta her ne kadar erkek egemen olsa da, şu bilinmelidir ki iş hayatında kadınların daha üretici, katma değeri yüksek ve katkı sağlayacak nitelikli işlerin altında imzaları var. Buna duruma onur duymak, bununla gururlanmak gerekir. İş kadınlarımız zor şartlar karşısında bile her alanda kendilerini ispatlamışlardır. Şu bilinmelidir ki Yüce Allah kadını hanım, erkeği hamal yaratmıştır. Erkeklerin fiziki olarak gücünü ticari hayatta göstermiş olması kadınlara bir baskı olarak görülmemelidir. Kadın hem toplumun en küçük üyesi olan aileyi oluşturan ve toplumu yetiştiren ana, eşi için hanım, işi için iş kadını olmuştur. Bu 3 meziyeti bir arada taşımasını bilmiştir. Cinsiyet eşitliği derken, bunu hem bir avukat hem de bir iş adamı olarak söylüyorum; erkek ve kadın güç olarak eşit olamaz ancak adalet önünde her zaman eşitlerdir.” diyor.

TUTKU NUR KORKMAZ

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.