Kocaeli Haber

Ben Deli Değilim

Reyyan Uzar

Reyyan Uzar

Hayat bu sıralar çok zor değil mi, her şey anlaşmış gibi üst üste geliyor. Adeta seni çileden çıkarmak için el birliğiyle savaşıyorlar. Bir de etrafındaki şu insanlar, seni hiç anlamadıkları gibi bir de seni hiç tanımadığın birine gidip derdini anlatman için ikna etmeye çalışıyorlar. Olacak iş mi? Hem, sen deli misin canım?

Şimdi sakin ol kardeşim, derin bir nefes al. Kimse sana delisin demedi. Ama kabul et, bu sıralar işlerin pek de yolunda gitmediğinin sen de farkındasın. Ve emin ol yalnız değilsin. Bu duyguyu yaşayan 7 milyar insan var bu gezegende. Sadece her birimiz farklı yollarla üstesinden gelmeye çalışıyoruz hepsi bu. Ama sen şanslısın, şimdi sana bu duygularla başa çıkmanın en güvenli yolundan bahsedeceğim.

Biliyorum, sen derdini eşe dosta, konu komşuya anlatmayı tercih edersin. Ama şimdi biraz gerçekçi olalım. Konu komşuya anlattığında derdini dile getirip dışa vurmanın verdiği bir rahatlama yaşadığın kesin. Ama ya çözüm? Komşunun ya da en yakın arkadaşının verdiği akıllar başını yastığa koyup kendinle baş başa kaldığında işe yarıyor mu? Hadi onu geçelim. Sen en yakın arkadaşına bile ruhunun derinlerinde yatan can kırıklarının ne kadarını anlatabiliyorsun?

Arkadaşına anlatamazsın, komşuna anlatamazsın, kahvede Ahmet amcaya anlatamazsın. Ama bir psikoloğa anlatabilirsin güzel kardeşim.

Psikoloğa Kimler Gider?

Halk arasında inanılanın aksine psikoloğa yalnızca akıl sağlığını yitirmiş insanlar gitmez. Hatta bir insanın psikoloğa gitmesi için tek bir sebep yeterlidir: kendini daha iyi anlamak ve hayatına farklı bir yönden bakmayı istemek

Psikotik rahatsızlıklar (kişinin hayalle gerçeği ayırt edemediği durumlar), obsesyon ( yineleyici ve ısrarcı düşünce ya da davranışlar), bağımlılıklar gibi durumlarda kişilerin psikoloğa gitmesi gerektiğiyle ilgili neredeyse herkes hemfikir. Fakat stres bozukluğuanksiyete (kaygı) bozukluğu, duygu durum bozukluğu, öfke problemleri gibi durumlarda kişinin kendisinde bir rahatsızlık olduğunu fark etmesi ve yardım almayı kabul etmesi biraz daha zor oluyor.

Gün içerisinde iş hayatımızda, aile yaşantımızda, arkadaş ilişkilerimizde birçok stres yaratan duruma maruz kalabiliyoruz. Olumsuz yaşantılar, kayıplar, çeşitli acılar deneyimliyoruz. Bunlar kişilerin doğru düşünce biçimlerini devreye sokmasına engel olarak duygu ve düşünceleri arasındaki dengenin bozulmasına ve baş edemeyeceği bir noktaya gelmesine neden olabiliyor. Bu noktada “Ben deli miyim?”“Bununla kendim de baş edebilirim.”“Böyle bir durumla baş edemeyecek kadar zayıf mıyım?”“İnsanlar yetersiz olduğumu düşünecek” gibi düşünceler kişileri profesyonel yardım almaktan alıkoyuyor. Bunun yerine kişiler bireysel çabalarla, bir takım savunma mekanizmalarını devreye sokarak yeterince işlevsel olmayan ve ileriye dönük kalıcı çözüm sunmayan yollara başvuruyorlar.

Psikotik rahatsızlıklar ve baş etmekte zorlanılan durumlar dışında sağlıklı kişiler de kendi hayatlarındaki anlam arayışının sonucunda ya da kendi içsel dünyalarını incelemek için psikoloğa gidebilir.

Psikolog Bana Nasıl Yardım Edebilir Ki?

Kendilerinin baş etmekte zorlandıkları duygular yaşadığını kabul eden insanların psikoloğun sıkıntılarına çare olamayacağına inandıkları için yardım almaya teşebbüs etmediğine çoğunlukla şahit oluruz. “Psikolog benim derdime nasıl bir çare bulabilir ki?”“psikolog bana ne yapabilir ki?” diye düşünürler. Fakat bu kişiler tarafından bilinmeyen bir gerçek var:

Psikologlar asla danışanlarına şunu yap, bunu yapma şeklinde öğütler vermez. Sadece kişilerin duygu ve yaşantılarının, yanlış düşünce ve inanç kalıplarının farkına varmasını sağlarlar. Kendinizde ve ruh dünyanızda yaratacağınız değişime siz karar verirsiniz. Psikolog asla sizin yerinize kararlar vermez. Veremez.

Peki Psikolog Ne Yapar?

Genellikle insanlar tarafından bilinmeyen bir diğer nokta da tüm uzman klinik psikologların terapist olmadan önce kendilerinin terapi sürecinden geçtiği ve terapilerini tamamladıklarıdır. Bu yüzden psikologlar empati becerileri son derece gelişmiş insanlardır. Sizi asla yargılamadan dinlerler, terapi odasında konuşulanları asla üçüncü kişilerle paylaşmazlar. Dolayısıyla psikologlara güvenebilirsiniz.

Sorunlarımızı kendi başımıza çözmeye kalktığımızda olayların içinde kayboluruz ve kendimize tarafsız bir gözle bakamayız. Psikologlar ise yaşantılarımıza tarafsız bir gözle bakarak bizim göremediğimiz, farkına varamadığımız noktaları bize göstererek her şeyden önce iç dünyamız hakkında farkındalık kazanmamızı sağlarlar. Sorunları tespit edip danışana ayna tutarak fark etmesi için yorumlar yaparlar.

Sorunları tespit edip danışanda farkındalık oluşturduktan sonra ise kişide zaten var olan yetenekleri ve potansiyelleri ortaya çıkararak var olan ve var olacak sorunlarla baş etme becerileri kazandırırlar. Kişilerin bugüne kadar öğrendiği yanlış zihinsel şemaları doğrularıyla değiştirerek bakış açısı üzerinde çalışmalar yaparlar. Terapi bir yeniden inşa sürecidir. Dolayısıyla terapiniz bittiğinde kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedersiniz.

Psikolog yardımı almaya karar verdiyseniz yardım alacağınız psikoloğun mutlaka üniversitelerin psikoloji lisans programlarından mezun olmuş ve gerekli eğitimleri almış bir uzman olmasına dikkat etmelisiniz. 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.