Bekaert’ta kıyımın içyüzü

Kocaeli'de faaliyet gösteren Bekaert fabrikasında 29 gün süren grevin ardından başlayan toplu işten çıkarmalar, eski bir işçinin Evrensel gazetesine anlattıklarıyla gün yüzüne çıktı. 10 yılı aşkın süre fabrikada çalışan işçi, yaşananları "Sözleşme namustur dediler, sonra her şey altüst oldu" sözleriyle özetledi.

Bekaert’te Grev bitti, işten çıkarmalar başladı

15 Mayıs’ta sona eren grevin hemen ardından önce 100, ardından 130 kişilik işten çıkarma listeleri gündeme geldi. İşten çıkarmaların eylül ayına kadar süreceği konuşuluyor. İşçi, yaşananları şöyle aktardı: “Fabrika yönetimi, grev öncesinde sık sık dile getirdiği işten atma tehdidini şimdi adım adım hayata geçiriyor.”

“Yüzde 140 zam” manşetleri gerçeği yansıtmadı

Sözleşme görüşmelerinde yüzde 80’e yakın zam beklentisi oluşurken masadan yüzde 62’lik artışa karşılık gelen 435 TL’lik anlaşma çıktı. Geriye dönük haklar için ise her işçiye yalnızca 100 bin TL nakit ve 50 bin TL kart verildi. İşçiye göre her çalışanın en az 200 bin liralık alacağı bu şekilde eritildi. Gazetelerde “Yüzde 140 zam aldılar” manşetleri atılırken işçi, “Enflasyon farkını da kendi başarıları gibi göstererek yüzde 140’a imza attıklarını söylediler, bunun gerçeği yansıtmadığını hepimiz biliyoruz” dedi.

Sendikaya da sert eleştiri

İşçi, sendika yönetimine de sert çıktı. Sözleşme imzalandıktan sonra tepki gösterilince sendikacıların “Üzerimizde baskı vardı, yönetim işten atılacakların listesinin hazır olduğunu söyledi, mecbur imzaladık” dediğini aktaran işçi, “O halde bugün yaşadığımız durum nedir?” diye sordu. İşverenin daha kolay sözleşme imzalayacak bir sendikanın yetki alması için girişimlerde bulunduğunu da anlattı.

“Kampanya” adı altında baskı

Toplu işten çıkarmalar “kampanya” olarak sunuluyor. Vardiya amirleri işçilere tek tek giderek “Listede adın var, bu kampanyadan yararlan” diyor. Kampanya kapsamında kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak 5 yıla kadar 3, 5-15 yıl arası 4, 15 yıl üzeri için 5 brüt maaş teklif ediliyor.

“Bugün sessiz kalırsak yarın başka fabrikalarda da aynı tablo”

Mektubunu “kimseyi karalamak için değil, yaşadıklarımız unutulmasın diye” yazdığını belirten eski işçi şu çağrıyla bitirdi: “Bugün sessiz kalırsak yarın aynı tablo başka fabrikalarda da yaşanacaktır. Emeğinin karşılığını isteyen, hakkını savunan hiçbir işçi işten atılma korkusuyla karşı karşıya bırakılmamalı.”

(Kaynak: Evrensel Gazetesi okur mektubu)

Exit mobile version