Kocaeli Haber

Adaletin Başlangıcı 15 Temmuz Olmalıydı!…

Serhat Yılmaz

Serhat Yılmaz

Doğrusu yürüyüşün provoke edilmesinden, kontrol edilemeyecek noktalara varmasından ve ülkemiz için yeni bir karmaşa ortamına girebilecek olmasından dolayı aslında ilk başlarda çok tedirgindim.

Adalet arayışının Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasından sonra değil, 15 Temmuzdan sonra olması gerekirdi.

Fakat öyle olmadı…

Hakkını teslim etmek gerekiyor ki, Kemal Kılıçdaroğlu esaslı bir iş yaptı.

Burada asıl önemli olan bütün baskıya, bütün kısıtlamalara rağmen muhalefetin bir şeyler yapabileceğinin görülmüş olmasıdır.

Doğru bir dil, toplumun genelini kuşatıcı bir söylem, herkese dokunacak mesaj içeren bir eylemin toplumda karşılık bulması, milyonlarca insanın bu çabadan heyecan duyması çok kıymetli.

Çünkü adalet hepimizin ortak değeri.

Ve bir ülkenin en temel direği.

Adalet olmazsa ülke olamayız. Varlığımızı sürdüremeyiz. İnsan gibi bir yaşam kuramayız.

Hangi görüşten, hangi inançtan, hangi ideolojiden olursak olalım hepimizin en fazla ihtiyaç duyduğu bir değer.

Bu yürüyüş bize, toplumun bütününe hitap etmenin, toplumu harekete geçirmenin, ortak duygu oluşturmanın çok zor olmadığını gösterdi.

Ayrıştırıcı sloganları, sembolleri, dili kullanmadığımızda bir çabanın toplumda nasıl bir karşılık bulduğunu gösterdi.

Ayrımcılıktan, ideoloji, inanç, mezhep kavgasından yorulan toplumun farklı kesimlerinin ortak bir amaç için kolayca bir araya gelebileceğini gösterdi.

Sadece katılanlar değil, katılma imkanı olmayan, çeşitli nedenlerle katılamayan milyonların da bu yaklaşımdan, bu söylemden, ortak bir değer etrafında toplanmaktan büyük bir heyecan duyduğundan hiç şüphem yok.

“Geç kaldı” diyebiliriz. “Şöyle yapsaydı daha iyi olurdu” diyebiliriz. “Şunu da söyleseydi fena olmazdı” diyebiliriz.

Elbette ki hepimizin farklı bir yaklaşımı var.

Fakat ne dersek diyelim ülkemiz açısından umut vadeden bir tablo çıktı ortaya.

Yanı başımızdaki yol arkadaşımızın kimliğini, inancını, mezhebini, görüşünü sormadan bir araya gelmenin ne kadar kolay, ne kadar heyecan verici olduğunu gösterdi.

Doğru bir amaç için bir araya gelmiş, duygu birliği kurmuş milyonların, bir kişiden büyük olduğunun bir kere daha farkına varmamızı sağladı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun en büyük başarısı o yolu yürüyerek kat etmiş olması değil.

Elbette ki bu da çok kıymetli.

Yürüyüş boyunca kullandığı barışçı dil, seçtiği kelimeler, toplumun farklı kesimlerine değecek mesajlar, tavırlar…Bana göre en büyük başarısı buydu.

Bu yürüyüşü bir siyasi partinin siyasi eylemi olarak değil, bir ülkenin varlığını koruma, sürdürme, toplumun insan gibi yaşam mücadelesi olarak görmek gerek.

Katılanların hepsi CHP’li değildi ki zaten böyle olsaydı katılım ve eyleme inanç noktasında beklenen olmazdı. Bu eylemden heyecan duyanların hepsi tek bir görüşe mensup insanlardan oluşmuyordu.

Ülkesi için endişe duyan, ülkedeki haksızlıktan, hukuksuzluktan, adaletsizlikten, ayrımcılıktan canı yanan herkes vardı orada.

2019 için “Bütün güç iktidarda biz hiçbir şey yapamayız” diyerek kapılan karamsarlığın ne kadar anlamsız olduğunu gösterdi.

Kimlik, inanç, ideoloji, mezhep kavgalarından yorulduk.

Bu kavgalarımızla ülkemizi de heba ettik, hayatlarımızı da.

Artık daha fazla devam edemeyiz.

İdeolojik sembolleri, sloganları, söz ve davranışları bir tarafa bırakıp farklılıklarımıza saygı duyarak ortak değerlerimiz etrafında bir araya gelmeliyiz.

Zaten başka da yolumuz yok.

Çünkü bu ülkenin evladı olmak ortak paydası hepimiz için yeter de artar bile.

Çünkü hepimiz kader ortağıyız.

Birimizin yaptığı bir şey hepimizin kaderini etkiliyor.

Birimizin mutsuzluğu hepimizin hayatını cehenneme çeviriyor.

Birimizin yanlış tercihi hepimizin hayatına tesir edecek sonuçlar doğuruyor.

O nedenle bunun farkına varmak, bu yürüyüş ile ortaya çıkan birlikteliği sürdürmek, herkesin özgürce, eşit olduğu bir ülke olmak zorundayız.

Kendi adıma gittiğim konferanslarda toplumdaki bu duyguyu, bu heyecanı alıyordum.

Adalet yürüyüşü toplumdaki bu duygu birliğinin, bu heyecanın varlığını bütün ülkeye gösterdi ve yaydı.

Seversin ya da sevmezsin meşru bir zeminde hiçbir taşkınlığa ve kaosa fırsat vermeden tatsızlık yaşanmadan gerçekleştirilen muhalif bir eylem daha ne olsun?

İyi, araştırıcı ve yapıcı nitelik barındıran bir muhalefet sergilenmesi demek ülkemizde kalkınmaya ve iktidar tarafından yapılabilecek yanlışların minimize edilmiş olması demektir.

Şimdi sergilenmesi gereken davranış biçimi kini, nefret dilini ve aşağılayıcı üslubu bir kenara bırakmak suretiyle ülkemiz adına son derece önem arz eden 15 Temmuz hain darbe girişiminin senei devriyesinde demokrasi adına bu ülke için canlarını gözlerini kırpmadan feda eden vatan evlatlarına ve bizleri huzur içinde yaşamamız için korumakla görevli ve canlarını seve seve feda eden kahraman şehitlerimize vefa göstermek adına meydanlarda buluşmalıyız. Birlik içinde beraberce ve kardeşçe…Ayrışmadan ötekileşmeden ve samimiyetle…

Bu heyecanın, bu duygunun toplumda yayılmasına vesile olan ‘Adalet Yürüyüşü’ nü gerçekleştiren başta ana muhalefet partisi CHP lideri Sn. Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere demokratik bir şekilde hak arayışında bulunarak sesini duyurmak isteyen herkese bu ülkenin bir evladı olarak şükranlarımı sunuyorum.

Umut ediyorum bu yürüyüş Fetö’nün Siyasi var olan ve vicdanları rahatsız eden siyasi ayağına kararlılıkla ve samimiyetle bir operasyon yapılmasına ve 15 Temmuz kahramanlık direnişinin baş aktörü olan halkımızın vicdanının rahatlamasına vesile olur. Hepimiz için daha huzurlu ve birlik beraberlik içerisinde kardeşçe ve hoşgörü ile yaşayacağımız günlere vesile olması dileğiyle kalın sağlıcakla…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.