İşte Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ve emeklilik sürecine dair merak edilen tüm kritik detaylar…
MECLİS GÜNDEMİNDE HENÜZ KANUN TEKLİFİ YOK
Sosyal güvenlik uzmanı İsa Karakaş’ın değerlendirmelerine göre, kamuoyuyla paylaşılmış resmi bir kanun taslağının bulunmaması takvimin aksamasına yol açıyor. TBMM’nin ekim ayında başlayacak yeni yasama döneminde öncelikli olarak bütçe görüşmelerine odaklanacak olması, sistemin 2026 yılı hedefleri doğrultusunda kısa vadede yasalaşma ihtimalini oldukça zayıflatıyor.
MAAŞ KESİNTİLERİ ÇALIŞANIN GEÇİM YÜKÜNÜ ARTIRIYOR
Planlanan sistem kapsamında çalışanların ücretlerinden yapılması öngörülen yüzde 3’lük ilave prim kesintisi, geçim sıkıntısı yaşayan emekçilerin tepkisini çekiyor. Asgari ücretin 28 bin 75 lira, açlık sınırının ise 36 bin 940 lira seviyesinde seyrettiği mevcut ekonomik tabloda aradaki fark 8 bin 865 lirayı aşmışken, net maaşlardan yapılacak yeni bir kesintinin alım gücünü doğrudan aşağı çekeceği belirtiliyor.
İŞVERENLER İÇİN TOPLAM PRİM YÜKÜ YÜZDE 44,75’E ÇIKABİLİR
Sistemin yalnızca çalışan cephesinde değil, iş dünyası üzerinde de ciddi bir maliyet baskısı oluşturacağı hesaplanıyor. Halihazırdaki SGK ve işsizlik sigortası primlerine ek olarak hem işçiden hem de işverenden yüzde 3’er oranında ilave katkı payı alınması durumunda, toplam prim yükünün yüzde 44,75 seviyesine tırmanabileceği ifade ediliyor.

KOBİ’LER VE İSTİHDAM PİYASASI RİSK ALTINDA
Özellikle imalat dışı sektörlerdeki prim teşviklerinin değişmesiyle birlikte, KOBİ’ler ve küçük ölçekli işletmelerin bu ağır maliyet yükünü karşılamakta zorlanacağı vurgulanıyor. İş dünyası temsilcileri ve uzmanlar, ilave prim yükünün istihdam artışını frenleyebileceği ve kayıt dışı istihdamı tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor.
KIDEM TAZMİNATININ KALKACAĞI İDDİALARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR
2003 yılından bu yana dönemsel olarak tartışmaya açılan “kıdem tazminatının fon sistemine devredilmesi” iddiaları yeniden alevlenirken, uzmanlardan çalışanlara yönelik net bir uyarı geldi. Mevcut yasal mevzuatta kıdem tazminatını ortadan kaldıran veya değiştiren herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, çalışanların asılsız ve kulaktan dolma bilgilere itibar ederek hak kaybı yaşayacak şekilde istifa etmemeleri gerektiği hatırlatıldı.

ÖNCELİK SGK SİSTEMİNİN İYİLEŞTİRİLMESİ OLMALI
Sosyal tarafların ortak mutabakatı sağlanmadan atılacak adımların yeni ekonomik ve sosyal sıkıntılar doğurabileceğini belirten uzmanlar, yeni prim yükleri getiren TES yerine önceliğin mevcut SGK emeklilik yapısının daha adil ve sürdürülebilir bir standarda kavuşturulması olduğunu vurguluyor. Gözler, yeni yasama yılında ekonomi yönetiminin ve Meclis’in atacağı adımlara çevrilmiş durumda.
