İşte İzmit’i sallayan o tartışmanın tüm ayrıntıları:
“ÖNCELİĞİMİZ SİYASİ KAVGALAR DEĞİL, VATANDAŞIN CAN VE MAL GÜVENLİĞİDİR”
Topçular Mahallesi’nde meydana gelen toprak kaymasının ardından mahalle sakinlerinin büyük bir panik ve tedirginlik yaşadığını, kamuoyunda da haklı bir hassasiyet oluştuğunu belirten CHP’li İlker Ulusoy, öncelikli hedefin polemik üretmek olmaması gerektiğini vurguladı. Ulusoy, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Önceliğimiz; vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin korunması, sürecin tüm yönleriyle teknik olarak incelenmesi ve gerekli tedbirlerin eksiksiz şekilde alınmasıdır. Ancak böylesine ciddi bir konuda teknik gerçeklerden uzaklaşılarak tamamen siyasi polemik üretmeye dönük açıklamalar yapılmasını doğru bulmuyorum.”
“İMZA ÜZERİNDEN ALGI YARATMAK HUKUKEN DE TEKNİKEN DE BÜYÜK BİR YANLIŞTIR”
AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Güngör Dokuzlar’ın, “Altında senin imzan olan bir proje yüzünden 5 binanın zemini kayıyor” şeklindeki doğrudan kendisini hedef alan açıklamalarını “talihsiz bir yaklaşım” olarak nitelendiren Ulusoy, zemin etüt raporu ile sahadaki fiili uygulamanın sorumluluk alanlarının tamamen farklı olduğuna dikkat çekti.
Bir mühendis olarak konunun teknik ve hukuki boyutuna açıklık getiren CHP’li Meclis Üyesi Ulusoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir zemin etüt raporunda imza bulunması ile uygulama sürecindeki saha imalatlarının birebir aynı sorumluluk alanı olduğu yönünde oluşturulmaya çalışılan algı teknik olarak da hukuken de doğru değildir. Zemin etüt raporları; derin kazı süreçlerinde oluşabilecek riskleri, çevresel etkileri ve alınması gereken teknik önlemleri ortaya koyan mühendislik çalışmalarından biridir. Bu raporlar ilgili teknik disiplinler içerisinde değerlendirilir.”

“ASIL SORUMLULUK MÜTEAHHİT, ŞANTİYE ŞEFİ VE YAPI DENETİM FİRMASINDADIR”
İnşaat ruhsatı alındıktan sonraki yapım sürecinin tamamen sahada görev alan aktörlerin denetiminde ve yasal sorumluluğunda ilerlediğini belirten İlker Ulusoy, sürecin tek bir imza üzerinden kişiselleştirilemeyeceğini ifade etti. İnşaat süreçlerindeki sorumluluk zincirini net bir şekilde özetleyen Ulusoy, şu maddelere dikkat çekti:
-
Ruhsat Sonrası Aşama: Sahadaki uygulamanın onaylı projeye birebir uygun şekilde ilerlemesi tamamen müteahhit firma ve şantiye şefinin yasal sorumluluğundadır.
-
Denetim Mekanizması: Sahada yapılan tüm imalatların doğruluğunu, projesine uygunluğunu ve güvenliğini kontrol etmek kanunen yapı denetim kuruluşunun görevidir.
-
Saha Uygulaması: Doğrudan şantiye sahasındaki fiziki imalatı ve uygulamayı gerçekleştiren firmanın kendi yükümlülükleri bulunmaktadır.
Ulusoy açıklamasını, “Dolayısıyla yalnızca bir imza üzerinden bütün süreci kişiselleştirmek ve kamuoyuna sanki bir ‘sebep-sonuç’ ilişkisi kurulmuş gibi sunmak kesinlikle doğru değildir” sözleriyle noktalayarak tepkisini dile getirdi.
