İşte vicdanları yaralayan facianın hukuk mücadelesinde yaşanan tüm detaylar:
FİRARİ SANIK HÂKİM KARŞISINDA: “PANİK OLDUĞUM İÇİN KAÇTIM”
Duruşmanın ikinci gün oturumu, tanık beyanları ve davanın firari sanığıyken yakalanarak tutuklanan Abdurrahman B.’nin ifadeleriyle başladı. “Suçluyu kayırma” suçundan hâkim karşısına çıkan Abdurrahman B., olay gününü şu sözlerle anlattı:
“Olay günü avukat beni arayıp Ali Osman Akat’ın yeğenleri İsmail ve Altay’a ulaşamadığını söyleyerek beni Çerkezköy’deki fabrikaya yönlendirdi. Gittiğimde oradalardı, sonra başka biri gelip onları aldı. Bana da onların aracını İstanbul’a götürmemi söylediler, ben sadece çekici ayarladım. Bir suçum yok, panik yaptığım için bu zamana kadar teslim olamadım.”
Ancak mahkeme heyeti, sanığın bu savunmasının baz istasyonu (Sinyal) kayıtlarıyla uyuşmadığını açıkça ortaya koydu.
“YANGININ İLK SEBEBİ GAZ PARLAMASIDIR”
Duruşmada, sanık avukatlarının özel olarak dosyaya sunduğu bilirkişi raporunu hazırlayan yangın uzmanı A.S. de dinlendi. Olay yerine gittiğinde fabrikanın zaten yıkılmış olduğunu belirten A.S., raporu deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda hazırladığını belirtek çarpıcı bir tespitte bulundu:
-
Hatalı İşlem: “Tuncay’ın IBS tankındaki kimyasal maddeyi mikserle karıştırması sonucu ürün buharlaşmış. Mikseri yere koyduğunda kimyasal reaksiyonla parlama meydana gelmiş. Tankta karışım yapılması zaten uygun değildir, işlem hatalıdır.”
-
Kaçış İmkanı Yoktu: “Bu tür yerlerde tüm önlemler alınsa bile kıvılcım ihtimali sıfırlanmaz ama minimuma iner. Ancak fabrikada bir yangın merdiveni olsaydı, işçilerin kaçışı kesinlikle kolaylaşırdı.”
MAĞDUR YAKINLARININ İSYANI: “AÇ VE SUSUZ ÖLDÜLER”
Duruşmada söz hakkı alan mağdur yakınları ve sağ kurtulan işçiler ise fabrikadaki ihmaller zincirini gözler önüne serdi.
Yangından kurtulan mağdur Ayten Aras, bilirkişinin aksine olay günü mikserin hiç çalışmadığını belirterek, “Fabrikada sürekli elektrik arızası vardı ve sigorta atıyordu. Arkadaşlarımızın hepsi orada aç susuz vefat etti, hakları yerde kalmasın” dedi.
Yangında kızını kaybeden Vedat Taşdemir, işçilerin içeriden çıkma şansının hiç olmadığını vurgularken; ablasını kaybeden Emine Bulut ise, “Ablam elektrik sorununu hep anlatıyordu. Cenazesini aldığımızda korkuyla elini yüzüne kapatmış haldeydi” diyerek salondakileri duygulandırdı.
SANIKLARIN SAVUNMALARI: “BİZ SADECE SATIŞ YAPIYORUZ”
Tutukluluk hallerine ilişkin savunma yapan sanıklar ise suçlamaları reddetti. İş insanı Ali Osman Akat, 6 aydır tutuklu olduğunu, şirketine kayyum atandığını belirterek tahliyesini istedi.
Sanık İsmail Oransal ise fabrikanın ölen babası Kurtuluş Oransal’a ait olduğunu öne sürerek, “Ben sadece e-ticaretle uğraşıyorum. Ben bir şey üretmiyorum, sadece satışını yapıyorum” savunmasını yaptı. Eski bina sahibi Güven D. ise binayı eksikliklerini kiralayana bildirerek sağlam teslim ettiğini iddia etti.
MAHKEMENİN KARARI: 3 TAHLİYE, 5 TUTUKLULUĞA DEVAM
Beyanların ardından kararını açıklayan Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti;
-
Sanıklardan Aleyna Oransal’ın riskli gebelik durumu göz önüne alınarak ev hapsi ve yurt dışı yasağıyla,
-
Eski bina sahibi Güven D. ve OSGB Sorumlu Müdürü Ünal A.’nın ise tutukluluk süreleri dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verdi.
Aralarında Ali Osman Akat ve Oransal kardeşlerin de bulunduğu 5 sanığın ise tutukluluk halinin devamına hükmedilerek duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
HAFIZALARDAN SİLİNMEYEN GEÇMİŞ
8 Kasım 2025’te Dilovası Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive Kozmetik fabrikasında çıkan yangında; 3’ü çocuk yaşta (16, 17, 18 yaşlarında) olmak üzere toplam 7 işçi hayatını kaybetmiş, 6 işçi de yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden Kurtuluş Oransal ise yargı sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti. Davada sanıklar hakkında “olası kastla öldürme” ve “bilinçli taksirle ölüme neden olma” gibi ağır suçlardan cezalar talep ediliyor.

