Kocaeli Haber

50+1 İNSAN ve KONFOR ALANIMIZ!

Nurettin YİĞİT

Nurettin YİĞİT

Meşhur gramer âlimlerinden Kisaî der ki:

“Herhangi bir ilim branşında uzman olan zeki bir kişi diğer ilim branşlarında çoğu meseleyi çözebilir!” Yani “hayat özünde bir bütündür” demek istiyor Üstad!

Böyle bir yapıyı yaşamın özüne yerleştiren Yüce Allah, ne kadar da çok büyük kolaylık sağlamış oluyor insan hayatının inşası için.

Yoksa her bir sorunumuzu çözmek için ayrı bir üniversite okumak, ayrı bir medrese ihtisası yapmak gerekecekti.

Nitekim Yaratıcımız ve yaşatıcımız Yüce Allah hayatı tek bir köken üzerine yarattığını şöyle ifade etmektedir:

“Gerçek şu ki biz, varlığa ait her şeyi ortak bir ölçü temelinde tasarladık.” Kamer suresi-49

Sonuç: Hayat bir bütündür, parçalanmayı kabul etmez!

Çocukluğumuzda büyüklerimiz bizlere ne olursa olsun “ekmeğimizi” varsa etrafımızdaki arkadaşlarımızla paylaşmamızı tavsiye ederlerdi.

Bu davranışla “hayatın aslında yaşanan bir bütün” olduğunu bizlere özümsetirlerdi.

Hatırlarım; okul kantininden bir bisküvi aldığımızda, paketin ağzını açar açmaz “buyur” ederdik arkadaşlarımıza.

Öyle ki bazen etrafımızda üçten fazla arkadaş olduğunda içinde 10-15 adet bisküvi bulunan paketten ikişer üçer ikramlık alınır, bize de sadece bir tane düşerdi.

Sonra başka bir teneffüste diğer bir arkadaşın kaymaklılarının başına aynı musibet-olay gelirdi.

Tabii her gün birbirini takip eden bu teneffüs celseleri hepimizin mide ve gözlerinin o gün arkadaşça bayramıyla sonlanırdı.

Şimdilerde ise sanal iletişim ağlarının güçlendiği ve paylaşımların artık dijitalleştiği bu yıllarda çocukluğumuzdaki anıların bir nostalji olarak hatırlanmasına sebep olmuştur.

Ama dedik ya “hayat bir bütündür.”

Dönüp dolaşacağız ve doğal, fıtri iletişimin hasretini dayanılmaz bir düzeyde yaşadıktan sonra “piskevitleri” olmasa da tekrar beraberce çaylarımızı, kahvelerimizi bir masada yudumlayacak ve hayat serüvenimizin kritiğini ortak bir paydada irdeleyeceğiz.

…….

Sene 90’lardı ve biz iki düzine 50+1insan, yani yüz kadar öğrenci ülkemizin gelecek yıllarına damga basıp hayatı bizden sonraki nesiller için daha iyi yaşanır hale getirmek hedefiyle öğretmenlerimizin çizdiği yolda Adana-Ceyhan’da Pamukeli Ortaokulunda yatılı olarak okuyorduk.

İlginçtir ki; o çocuk aklımızla o günlerde özellikle hafta sonları gündemi takip eder, gelecek hakkında tartışmalar yapardık.

Son yıllarda iletişim nimetlerinin bereketi işte o eski arkadaşların çoğunun yeniden buluşmasına da imkan sağladı.

Geçen zaman sürecinde hayat şartları her birimizin ayrı bir serüven geçirmesiyle sonuçlanmıştı elbette fakat o günkü düşünce ve gönüldeki birlikteliğimiz, benliğimizde kalıcı ve paylaşımcı bir etki bıraktığını şimdilerde herkes itiraf etmektedir.

Belki de o etkiyi o günkü büyüklerimiz bizlere aşılamıştı ancak bugünkü yetişen neslimize baktığımızda toplumsal duyarlılıktan çok kişisel menfaat duyarlılığı daha ön plana çıkmaktadır.

Kim bilir belki de bu etkiyi de, bu günkü biz büyükler olarak yetişen nesle aşılamaktayız.

Düşünüyorum da bizimkine benzer süreçleri nice 50+1 insan yaşamıştır ve şimdilerde onlar da eskilerini yâd edip bugünlerde bir şeylerin eksikliğini hissetmektedirler.

Yine düşünüyorum da fikir ve gönül birlikteliğini sağlam temellere oturtmuş 50+1 insan yeniden el ele verse, ideal ve hedeflerini toplumsal duyarlılıkları çizgisinde gerçekleştirmek adına toplumun vitrinine çıksa, başarıda zirveye ulaşmalarına imkân kısıtlılığını kim veya ne getirebilir ki!

Ne var ki kişisel egomuz bizleri konfor alanımızda tutmak için elinden geleni yapıyor gözükmekte.

Bireysel olarak her şey yolundaymış gibi hayat bizlere keyifli gelmektedir ancak ortak hedef ve ideallerin olmadığı bir toplumda bu keyifli durum sadece geçici bir süreçten ibaret olacaktır.

Kişisel konfor alanımız paylaşımın yaşanacağı öğrenim ve gelişim alanlarına akıp gitmezse ileride bizlere sıkıcılık, monotonluk, atalet gibi haller yaşatacaktır ki bu alanın azap alanına dönüşeceği kesindir.

Kısacası konfor alanımız, bizlerde değişim ve gelişim başlatacak hareket alanımıza cesaretle atlayana kadarki zaman diliminde ancak bizlere gerçek anlamda rahatlık sağlayacaktır.

Malumunuz; hareket-öğrenim alanı olmayanın da reçetesinde konfor alanından sonra panik alanı gelmektedir.

Ruhen ve bedenen sağlıcakla kalın, yaşam boyu tüm alanlardaki güzellikleri benliğinizde toparlayın ancak 50+1 insanla paylaşım adına!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Şerif mintaş dedi ki:

    Yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyor ve takip ediyorum. Başarılar dilerim

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.