Kocaeli Haber

17 AĞUSTOS’UN ARDINDAN…

Serhat Yılmaz

Serhat Yılmaz

Marmara depreminden sonra dile kolay tam 18 yıl geçti.Bu dönemde yönetimler olarak istatistikler konusunda çok başarılı olduğumuz kesin ama tedbirler alma ve olası felaketlere karşı minimum kayıp verme konusunda bir adım atma girişimi olarak çok zayıf kaldığımızı söyleyebiliriz.Bu durumun vahametini dışı süslü içi mukavemetini yitirmiş olan binaları kastederek ifade ediyorum.

1903 yılından bu yana, 7 ve üzerinde yaklaşık olarak 15 deprem yaşadık.Örneğin 27 Aralık 1939 yılında Erzincan’da yaşanmış olan ve 7.9 büyüklüğündeki depremin, Türkiye tarihinde yaşanan en şiddetli deprem olduğunu öğrendik.

Bu arada, insanları depremin değil, kötü kalitedeki inşaatların ve bu kalitesiz yapıları inşaa eden gözünü para hırsı bürümüş eğitimsiz çakma müteahitlerin öldürdüğünü gördük ve anladık lakin ders aldık mı orası tartışılır !

Yakın tarihte deprem uzmanlarının sıkça gelen açıklamaları ve öngörüleri, İstanbul depreminin 2045 yılından önce olmayacağını, Bursa depreminin ise eli kulağında olduğu yönündeki açıklamalar tv ekranlarında ve panellerde sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.

Deprem uzmanları tarihte yıkıcılığı ile ünlü, 1855 depreminin tekrarlanmasından korkuyor açıkcası böyle bir felaketin yaşanma olasılığının düşüncesi bile kötü. Allah korusun ve biz kullarına akıl fikir versin !

Aslına bakarsanız kısa süre önce Ege’de yaşanmış olan, 6.5 şiddetindeki depremi Allah’a şükür ki can kaybı yaşanmadan çok ucuz atlatmış olunması bizler için büyük bir şans ve şükür için birkez daha sebep olmuştur.

Deprem istatistiklerini değerlendirecek olursak 2000 ile 2017 yılları arasında toplamda irili ufaklı 164 bin depremin yaşandığı gerçeği ile karşılaşıyoruz.Rakam ne kadar şaşırtıcı ve ürkütücü değilmi hakikaten insan bir tuhaf oluyor.

Bu istatistik yurdun dört bir yanının aşağı yukarı hemen hemen her gün, bir beşik gibi gibi sallandığını, göstermektedir.

Geçmişe göre her ne kadar, beton ve inşaat kalitesini bir ölçüde yükseltmiş olsak da, kat yüksekliği ve zemin etüdü konusunda, benzer hassasiyetin gösterildiğini söylemek sanırım gerçek dışı bir ifade olur.

Sözü fazla uzatmaya gerek yok ,herkes herşeyi yaşayarak tecrübe etme konusunda kararlı ve halindende oldukça memnun.Hem neden memnun olmasın ki gidip çakma müteahitten dandik bir daire alıyor birde veriyosun kiraya böylece gelir elde ediyosun ne güzel hayat değil mi.Bir tabir var hani alan razı veren razı bizede hayırlı olsun demek düşer.

Sevgili okurlarım dile kolay tam 18 yıl oldu,kaybettiğimiz hiçbirşeyin birdaha eskisi gibi olmayacağını bildiğimiz ve damakta kalan o dostlukların kardeşliğin tadını asla bulamayacağımız, yalnızca yitip giden canların aziz hatıralarını yad ederek ve ruhlarına dualar ederek, onları mutlu edecek kabir ziyaretleri yaparak yüreğimizi bir nebze olsun avuttuğumuz koskoca 18 yıl.Bu vesile ile bir 17 Ağustos seromonisini daha bol nasihat ve keşkelerle geride bırakmış olmanın hüznü ve burukluğu ile sizlere sevgi, saygı ve muhabbetlerimi sunuyor sizleri Yüce Allah’a emanet ediyorum.Kalın sağlıcakla…

Son söz ;

” Başarının sırrı nedir, doğru kararlar.O halde doğru kararlar nasıl alınır, tecrübe ile.Peki ya nasıl tecrübe nasıl elde edilir, yanlış kararlar sayesinde…”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.