15 Temmuz ile ilgili çok şey yazılıyor, çiziliyor. Ülkemizin bir daha böyle bir olayı yaşamaması umuduyla…
Bugün 1. Yılını geride bıraktığımız 15 Temmuz’un ardından iki türlü ihanetle karşı karşıyayız.
Birincisi!
Yaşanan olayı küçümseyip o gece canını ortaya koyanları hiçe sayanlar fetöcüler…
Bu olayın darbe olup olmadığına bir türlü karar vermek istemeyen chpliler…
Muhalefet yapmak adına sapla samanı karıştırıp yanlış kıyaslamalar yapan gazeteciler..
Darbe girişimini sadece iktidar ve Ak Parti sorunu gibi görenler…
Yaşanan darbe girişimini farklı amaç ve söylemler kullanıp, toplumdaki ayrışmayı derinleştirmeye çalışan teröristler…
İkincisi!
15 Temmuz’da köşe bucak saklanıp bugün kendini kahraman gibi lanse eden Ak Partili siyasetçiler…
Vatanı tek başına kurtarmış gibi davranan troller…
Kendi basitliklerini, 15 Temmuz’un arkasına saklanıp örtmeye çalışanlar…
Yaşanan olaylarda hiç suçu yokmuş gibi davrananlar…
Kendi güçsüzlüklerini 15 Temmuz ile kapatmaya çalışan acizler…
Kendi siyasi geleceği için 15 Temmuz’u kullananlar…
Yaşanan tüm gelişmelerden ve Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın mücadele vurgusuna rağmen bu yapı ile ilişiğini kesmeyenler…
İki tür ihanet listesine de maddeler eklemek ve çoğaltmak mümkün. Ben bu kadarını yazıyorum. İsteyen listeye ekleme yapsın.
Yaşanan bu vahim olayı hangi türlü kullanırsanız kullanın. Hainsiniz! Alçaksınız!
Meydanlarda olmak kimseyi darbe karşıtı yapmaz. Meydanlara gelmemek de kimseyi darbeci yapmaz.
Bu millet kendisine görev düştüğünde nasıl davranacağını tüm dünyaya göstermiştir. Bunun ötesinde davranan kim olursa olsun, milletin gözünde hak ettiği yeri almış ve alacaklardır.
15 Temmuz’u herkes işine geldiği gibi almayı bırakıp, milletin gözünden ve yaşadıklarından ders çıkararak bir daha yaşanmaması için elinden geleni yapmalıdır.
