Kocaeli Haber | Kocaeli Gazetesi | İşte Kocaeli |
Nurettin YİĞİT

TENHADA, YALNIZ BİR FİDAN : TASAVVUF!

TENHADA, YALNIZ BİR FİDAN : TASAVVUF!
Bu haber 02 Ekim 2017 - 15:18 'de eklendi

“Ben ilm-i yakîn ile bildim ki, Allahü teâlâya kavuşanlar ve hidâyet yolunun yolcusu olanlar, bilhassa tasavvuf ehli olan büyüklerdir. Zîrâ onların iç ve dış dünyalarında olan biten bütün hareket ve durgunluklar peygamberlik kandilinden alınmıştır.” İmam-ı Gazali

Düşünüyorum da; ruhumuzda derinlik, saflık ve sükûnet halini istediğimizde, bunu tek başımıza ne kadar başarabiliyoruz!

Varlığın ve hissiyatın demine erişmek istediğimizde, önümüze konan reçetelerden hangi biriyle böyle bir sonuca az da olsa ulaşabiliyoruz!

Elindeki tesbihiyle veya cebindeki telefonuyla arayış içindeki günümüz insanı öncelikle “ne aradığının” farkında mı acaba?

Belki de iç veya dış dünyamızda kullanmak-yaşamak üzere arayıp bulduğumuz birçok şeyi, sindirecek bir cesaretten yoksunluğumuz, çoğu zaman geri adım attırıyor bize..

Evet, Müslüman ve zengin bir kültür geçmişine sahip olmamız, elbette ruh derinliğine dair elde edebileceğimiz birçok fırsatlara sahip olduğumuzun bir vesikasıdır belki de..

Fakat şu da kesin bir hakikattir ki; zaman ve mekân tebdil edip geliştikçe, haliyle gönül soframıza sunulan bazı reçeteler de güncelliğini kaybedip tecdit rüzgarında savrulabilmektedir.

Yeniyi, insan özüne bağlı ve iç dünyamızın frekanslarına uygun, sindirilebilir bir damak tadında keşfedebildiğimiz sürece, kullanacağımız çarenin etiketi veya sloganının fazlaca bir ehemmiyeti yoktur sonuç olark..

Şu da var ki; yeni bir şey, eskimize karşı küskünlük ve nefret uyandırıyorsa, kanaatimce zararlı yan etkilerden fariğ-boş değildir, demektir.

Malumunuzdur mutlaka; Üstad Gazali, senelerce ilim ve irfan tahsil edip sonra da birikimini paylaşmakla meşgul olurken “kendisiyle iki yıllık bir iç hesaplaşma” sürecini anlatır eserlerinde..

Makalemin başında “ihya” eserinden paylaştığım sözleri de, bu iki yıllık sürecin sonunda o günkü insanın iç huzuruyla ilgili evrensel reçeteler sunmaya gayret gösteren ve kendisinin arayışını tamamlayıp içlerinde ruh sükûnetine kavuştuğu tasavvuf ehli için sarf etmiştir.

Tabiidir ki; o günden bugüne elbette diğer birçok şey gibi, iç âlemimizi terbiye ve tezkiye anlamında tasavvuf alanındaki tefekkür ve uygulamalarda da farklılıklar ortaya çıkmıştır.

Fakat buğdayın keşfi ile ekmek pişirme tarzı arasındaki ilişki ne ise; İslam dünyasında iç huzuru yakalamak ve teneffüs etmek babında, bir peygamberin (a.s) vahiy nuruna aşkı ile Yüce Allah’ı kâinatın tek tasarımcısı olarak kabulden sonra bir filozofun o nuru tefekkür ve yüceliği anma şekilleri arasındaki ilişki de aynı olsa gerektir.

Hayat gerçekten keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerle doludur; yeter ki birbirimizi biraz daha fazla anlamaya veya iç dünyalarımızı hissetmeye çalışalım.

Ruhen ve bedenen sağlıcakla kalın,

Gerçeği arayış sürecinde yeni dostluklarla zinde kalın!

Etiketler :


HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER